KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3984 E., 2025/4284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/736 E., 2024/1135 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/58 E., 2023/969 K.
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ................
Noterliğinin 02.03.2020 tarihli ve ................ yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava konusu 33473 ada 2 (yeni 6) parsel sayılı taşınmazdaki maliki olduğu payın 250.000,00 TL bedelle satışına ilişkin davalı ...'u vekil tayin ettiğini, davalı ...'nın anılan vekaletnameye dayanarak 04.03.2020 tarihinde diğer davalı ...'a dava konusu taşınmazı devrettiğini, temlikin bilgisi dışında yapıldığını, bu nedenle vekilin azledildiğini, bilgisizliğinden faydalanan davalı vekil Mustafa'nın vekaletname gereği yükümlülüğünü yerine getirmediğini, görevini kötüye kullandığını, taşınmazın ...e devrinden sonra bir kısım payın önce davalı ...'ye,
ardından diğer davalı ...'e, kalan payın da yine davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, yaklaşık 1 yıl sonra davalı müteahhit ... (.............. İnşaat) ile sözleşme yaparak daire karşılığı anlaştığını, sözleşme gereği inşaatın bitirilip tarafına teslim edileceğini, diğer davalılar ile davacı arasında olan olaylardan haberinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; husumet itirazı bulunduğunu, eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ...; davacının dava dışı damadının yanlış yönlendirmesi ile dava açıldığını, 01.03.2020 tarihinde davacı adına damadı ... .............. ile dava konusu taşınmazın 250.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaştıklarını, damadın davacı kayınvalidesi ............'ı notere götürerek vekaletname çıkarttığını, vekaletname ile işlem yapılmasını davacı tarafın istediğini, bundan sonra taşınmazın devredildiğini, dava konusu taşınmazda bir çok paydaş bulunduğunu, diğer davalı ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz bedelinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada vekile yöneltilen tazminat istemi bulunmadığı, davacı tarafın tanık listesi sunmadığı, dava dilekçesinden vekaletnamenin satış amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, hile ile alındığının da iddia edilmediği, bu durumda satış amacıyla verilen vekalete göre vekilin taşınmazı sattığı, kaldı ki son kayıt malikinin kötüniyetli olduğunun da ispatlanamadığı, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu,
hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin hatalı değerlendirildiğini, toplanmadığını, davalıların satışın gerçek olduğunu ve ödeme yapıldığını ispatlayamadıklarını, kötüniyetli hareket ettiklerini, vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'nın ...Noterliğinin 02.03.2020 tarihli ve ................ yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'u vekil tayin ettiği, 33473 ada 6 (eski 2) parsel sayılı taşınmazdaki davacı adına kayıtlı çekişme konusu 49744/464837 payın davalı vekil ...............tarafından 04.03.2020 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a devredildiği, ...in de 26744/464837 payını üzerinde bırakarak 23000/464837 payını 18.06.2020 tarihinde diğer davalı ...'ye devrettiği, davalılar ........................'in ise bir kısım paylarını 09.11.2020 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3984, K. 2025/4284, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama