KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/4052 E., 2024/5625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/268 E., 2022/485 K.
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davadan dolayı Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.11.2022 tarih ve 2022/268 Esas, 2022/485 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 04.03.2024 tarih 2023/2566 Esas, 2024/1742 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen ilk kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın da davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalılardan ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile tapu iptal-tescile dair verilen kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine İlk Derece Mahkemesinin kararı, Dairenin 04.03.2024 tarihli ve 2023/2566 Esas, 2024/1742 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili, 06.06.2024 tarihli dilekçesi ile Daire kararına karşı karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı olarak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda istinaf sisteminin yer aldığı olağan kanun yolu sisteminde karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemelerinin denetiminden geçen karara karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna göre bu kararların yeniden incelenmesi mümkün değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4052, K. 2024/5625, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama