İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4088 K.2024/5436

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/4088Karar2024/5436Tarih7 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.360 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/4088 E., 2024/5436 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Ek karar tarihi
21.11.2023
Hüküm/karar
Ret/Esastan Ret-Temyiz Talebi Ret
İlk derece mahkemesi
Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/163 E., 2023/387 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.360 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine 21.11.2023 tarihli ek kararla, temyiz edilen miktarın kesinlik sınırı altında kalması sebebiyle miktar itibarıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili. 1086, 205, 209 ve 360 parsel sayılı taşınmazların davacının muris babası ... tarafından bedeli ödenerek satın alındığını ancak murisin diğer oğlu davalı ...'nın, murisin ikinci eşi olan dava dışı ...'ya ileride fazla mal varlığı kalmaması amacıyla davacıyı ve murisi ikna ederek taşınmazları tapuda kendi adına tescil ettirdiğini; murisin bedelini kendisi ödeyerek satın aldığı traktörün de yine aynı nedenle davalı ... adına kaydedildiğini.

40 sene kadar Almanya'da çalışan murisin %10 civarında bir pay ile ortak olduğu şirketin iflas ettiğini öğrenmesi üzerine davalı ... ile diğer davalıların murisi...'ün, Türkiye'de bulunan mal varlığına el konulabileceğini söyleyerek murisi Tokat Merkez'de bulunan iki parça evini güvenilir üçüncü kişilere devretmesi,

tehlike ortadan kalkınca taşınmazlarını geri alması hususunda ikna ettiklerini, bunun sonucu murisin 1176 ada 2 ve 461 ada 109 parsel sayılı taşınmazlarını oğulları ... ve...'ün tanıdığı kişilere devrettiğini, muris sonradan taşınmazlarını geri almak istese de ... ve...'ün buna engel olduklarını, daha sonra bu taşınmazların bir kısım davalıların murisi... tarafından devralındığını, ayrıca murisin 1094 ada 23 parsel sayılı taşınmazını satıp satış parası ile ev almayı amaçladığını ancak davalı ...'nın bu taşınmazın satış parası ile kendisine 1794 ada 13 parseldeki A Blok 9 nolu bağımsız bölümü satın alıp taşınmaza yerleştiğini,

bu nedenle murisin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı 1086, 205, 209, 360 ve 1794 ada 13 parseldeki A Blok 9 nolu bağımsız bölüm ile diğer davalılar adına kayıtlı 1176 ada 2 parseldeki B blok 2 nolu bağımsız ve 461 ada 109 parseldeki 10 nolu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile davacı ve diğer mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı ... adına kayıtlı .... plakalı traktörün trafik kaydının iptali ile payları oranında murisin mirasçıları adına trafiğe kayıt ve tesciline, mümkün olmazsa tenkise,

bu da mümkün olmazsa davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmeleri nedeniyle davacının belirsiz alacağının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili; murisin Almanya'da ortağı olduğu aile şirketinin borca battığının doğru olduğunu, bu hususun taraflarca kabulü nedeniyle muris muvazaası değil taraf muvazaası olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğini, aile tarafından davacı ...'ya 2 parça taşınmaz özgülendiğini, bu taşınmazların davacı ...'nın müflis kişiliği nedeniyle eşi olan dava dışı ... adına tescil edildiğini, bu iki parçadan biri olan dava konusu 1086 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından borçları nedeniyle köy dışından dava dışı ...'e satıldığını,

davalı ... tarafından satışın doğru görülmemesi ve töre gereği taşınmazın bedeli ödenerek dava dışı ....den geri alındığını, dava konusu 205, 209, 360 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı ...'nın ikamet etmekte olduğu 1719 ada 13 parseldeki A blok 9 nolu bağımsız bölümü ve traktörü davalının bedellerini ödeyerek satın aldığını, davacının iddialarının hukuki temelinin olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

2.Davalılar ... vd. vekili; murisin Almanya'da ortağı olduğu aile şirketinin borca battığına ilişkin iddianın doğru olduğunu, bu nedenle davacı tarafından taraf muvazaası iddiasında bulunulduğunu, dava konusu 1176 ada 2 ve 461 ada 109 parsellerdeki taşınmazları davalıların murisi...'ün bedellerini ödeyerek satın aldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddiasına ve anlatılan maddi vakıalara göre somut olayda tipik bir inançlı işlem mevcut olduğu, inanç sözleşmesinin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, davalı ... adına kayıtlı taşınmazların ve traktörün kayıtlarının incelenmesinde murisin bu taşınmazlar ve traktöre hiçbir zaman malik olmadığı, davacı tarafın iddiasının bu taşınmazlar ve traktörün bedelinin muris tarafından verilip davalı ... üzerine tescil edildiğine yönelik olduğu,

oysa dosyaya kazandırılan yazılı belgelerden ve dinlenen tanık beyanlarından bu taşınmazlar ve traktörlerin davalı ... tarafından bedeli ödenerek satın alındığı, traktörün alındığı gün davalı ...'nın kendi eski traktörünü takas ettiği, davalı ...'nın alım gücü bulunduğu, davacı tarafın taşınmazların ve traktörün değeri itibarı ile bedelinin muris tarafından ödendiği iddiasını yazılı delil ile de ispat edemediği,

davacı tarafa yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline başvurmayacaklarını beyan ettikleri gerekçesiyle davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine ve yine fer'i talep olan tenkis talebi bakımından ise anılan taşınmazlar ve traktörün hiçbir zaman murise ait olmadığı, murisin hissesinin bulunmadığı, dolayısı ile murisin terekesinde yer alamayacakları gerekçesiyle tenkis ve alacak istemine ilişkin feri talebin de reddine karar verilmiş;

diğer davalıların murisi... adına kayıtlı taşınmazlar yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafın iddiasının murisin iflas tehdidinden kurtulabilmek ve ikinci eşinden mal kaçırmak amacı ile taşınmazları geçici olarak davalılara devrettiğine yönelik olduğu, taşınmazlardan .....

Mahallesinde bulunan taşınmazın bir zamanlar muris adına kayıtlı iken murisin bu taşınmazı dava dışı ... isimli kişiye devrettiği, ...'ın da davalıların murisi........'a devrettiği, davacının murisin iflas tehdidi altında taşınmazını geçici bir süre devrettiği iddiasında bulunduğu ancak bu iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği, yine Karşıyaka Mahallesinde bulunan taşınmaz bakımından murisin bu taşınmazda hiçbir zaman hissesinin bulunmadığı, bu taşınmaza yönelik iddiaların da yazılı delil ile ispat edilemediği,

davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmayacaklarını beyan ettiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine, taşınmazlar murisin terekesinde yer almadığından fer'i talep olan tenkis ve alacak istemlerinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; dosya içerisindeki deliller ve dinlenen tanık beyanları ile muris muvazaası iddialarının ispatlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine 21.11.2023 tarihli ek kararla temyiz edilen miktarın kesinlik sınırı altında kalması sebebiyle miktar itibarıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; verilen kararın kesin olmadığını, taşınmazların tamamının değeri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu durumda dava değerinin temyiz kesinlik sınırının üstünde olacağını, muris muvazaası iddialarının kanıtlandığını, davacının saklı payının ihlal edildiğini, ek kararın ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip ek kararın kaldırılması ile kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, trafik kaydının iptali ve tescil mümkün olmazsa tenkis ve alacak isteklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 140/3. maddesi, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640, 706 ve 560 ilâ 571. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. maddesi, Tapu Kanunu'nun 26. maddesi.

3. Değerlendirme

Hemen belirtilmelidir ki; HMK’nın 140/3. maddesinde; “Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” hükmü düzenlenmiş olup İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirildiği, taraf vekillerinin duruşmada hazır bulundukları ve tutanağı imzaladıkları gözetildiğinde, anılan düzenleme gereğince uyuşmazlığın belirtilen hukuki sebep esas alınmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden. 1938 doğumlu muris ...'un 05.01.2020 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak oğlu davacı ..., oğlu davalı ... ve kendisinden önce ölen oğlu...'ten torunları olan davalılar ..., ... ve... ile dava dışı eşi ... ve dava dışı çocuğu.....'nin kaldığı;

dava konusu 1086 parsel sayılı taşınmaz muris ve kardeşleri adına verasette iştirak halinde kayıtlı iken muris dahil olmak üzere tüm mirasçıların taşınmazdaki paylarını dava dışı ...'a (davacının eşi) 24.10.2014 tarihinde satış suretiyle temlik ettikleri,....'nın da taşınmazı 06.04.2016 tarihinde dava dışı ...'e, Ali'nin de 30.05.2016 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, 205, 209, 360 parsel sayılı taşınmazlar ile 1794 ada 13 parseldeki A Blok 9 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından sırasıyla 25.01.2018, 18.12.2015, 30.05.2011 ve 11.08.2009 tarihlerinde dava dışı kişilerden satın alındığı,

bu taşınmazlar bakımından muris tarafından yapılmış bir temlikin bulunmadığı, davaya konu traktörün 11.09.2012 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, öte yandan 1176 ada 2 parseldeki B blok 2 nolu bağımsız bölüm muris adına kayıtlı iken 29.01.2009 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle temlik edildiği, dava dışı ...'nın da taşınmazı 01.10.2010 tarihinde bir kısım davalıların murisi...'e devrettiği, 461 ada 109 parseldeki 10 nolu bağımsız bölüm de muris adına kayıtlı iken 12.03.2008 tarihinde dava dışı ...

Otomotiv... Şirketi'ne satış yoluyla temlik ettiği, taşınmazın dava dışı Şirket tarafından da 02.03.2010 tarihinde yine bir kısım davalıların murisi...'e devredildiği, ...'ün ölümüyle taşınmazların mirasçıları olan davalılar ..., ... ve...'a intikal ettiği anlaşılmaktadır.

Temyiz konusu değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1.b. bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı, öncelikli olarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ile traktörün trafik kaydının iptaliyle muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... adına kayıtlı dava konusu 1086, 205, 209, 360 ve 1794 ada 13 parseldeki A Blok 9 nolu bağımsız bölüm ile traktörün dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri toplamı 1.061.747,23 TL; ... mirasçıları olan diğer davalılar adına kayıtlı dava konusu dava konusu 1176 ada 2 parseldeki B blok 2 nolu bağımsız ve 461 ada 109 parseldeki 10 nolu bağımsız bölümün keşfen saptanan değerleri toplamı ise 632.343,80 TL'dir.

Davanın terekeye iade istekli olduğu gözetildiğinde, anılan değerlerin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.

Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; miras ortaklığını düzenleyen TMK'nın 640. maddesinde "Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır." hükmü düzenlenmiştir.

Öte yandan; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de TMK'nın 706, TBK'nın 237, ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

01.04.1974 tarihli ½ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, konusu ve sonuç bölümü itibarıyla mirasbırakanın kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır.

Mirasbırakanın gerçekte bedelini bizzat ödeyip üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi adına kaydettirmesi halinde, diğer bir söyleyişle bedeli ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur.

Bunun yanı sıra, karara yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı, koşulları var ise tenkis istenebileceği Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarihli 586/782. 21.9.1994 tarihli 248/538. 21.12.1994 tarihli 667/856. 11.10.1995 tarihli 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş, Dairenin yargısal uygulaması da bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.

Türk Medeni Kanunu'nun 571/1. maddesi “Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. ” hükmünü amirdir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup hakim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.

Somut olayda, dava terekeye iade talepli açılmış olup muris ...'un ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Davacı tüm mirasçılar adına tek başına dava açabilirse de, böyle bir davayı yalnız başına yürütemez. Bu durumda öncelikle dava dışı mirasçıların davaya katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da TMK'nın 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere davacıya süre verilmesi ve atanacak tereke temsilcisi huzuruyla davaya devam edilmesi, daha sonra davacının taleplerinin yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda sırasıyla incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ek karar ve asıl karara yönelik temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile;

Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.11.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4088, K. 2024/5436, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4088
Karar No
2024/5436
Tarih
7 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4090 K.2024/4530
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/4091 K.2024/9467
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4091 K.2024/4532
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4093 K.2024/5417
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4094 K.2024/4528
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4095 K.2024/5747

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.