KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5092 E., 2025/832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/924 E., 2024/1126 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/322 E., 2020/416 K.
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 11.09.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddine karar verilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 6. maddesinde; "Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, Ilıca Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümüne ilişkin tescil isteği ile dava açtığı, çekişme konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (C1) ve (C2) harfleri ile gösterilen taşınmazlar olduğu anlaşılmıştır.
Temyize konu olan ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (C1) ve (C2) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin dava tarihindeki değerinin ziraat mühendisi bilirkişi raporunda 201.681,36 TL olarak tespit edildiği; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kadastro tutanağı düzenlenmediğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-6. maddesinin de somut olayda uygulama olanağının bulunmadığı açıktır.
Dosya içeriğine göre; temyize konu toplam 201.681,36 TL, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (2024 yılı) itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5092, K. 2025/832, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama