KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5834 E., 2025/4648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2049 E., 2024/1174 K.
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/201 E., 2022/62 K.
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ... ile davacı ...’ın kardeş olduklarını, babalarından kalan ...............Mahallesi, 1 18... parsel sayılı taşınmazın tespit kadastrosu sırasında davalı ...’ın davacıya "sen gelme ben yarısını kendi adıma, yarısını da senin adına yazdırırım" demesi üzerine davacının kardeşine inandığını ancak sonra fark ettiğinde ise davalının taşınmazı kendi üzerine yazdırdığını, davalı ...’ın dava dışı ... ...dan borç para aldığını ve bu paranın teminatı olarak 1 18... parseli ... ...ın bu işlerde kullandığı adamı ...’ın tapuda üzerine geçirdiğini, davacının davalı ... ile görüşmesi sonucunda,
"gerekirse kendi hissemi satıp borcumu ödeyeceğim, borç ödenince teminat olarak üzerine alan ...’ın hissesini sana devredecek" diyerek davacıyı ... ile görüştürüp hile ile kandırdığını, davalı ...’nın aynı mahallede oturduğu arkadaşı ...’a dava konusu taşınmazın sadece ½’sini satması gerekirken tamamını devrettiği, 5 ay gibi kısa bir süre sonra da yeni işbirliği yaptıkları ve yöneticileri ...’ın akrabası ve arkadaşı olan davalı................Ltd Şti üzerine devredilerek mal kaçırıldığını, sonrasında davalı ...’in akrabası olduğu ... ............a devredildiğini, taşınmazın en son yine ...’a döndüğünü,
...........in de kepçe ve iş makinaları ile son bir ay içinde taşınmazın tamamında düzenleme yaptığını, davacıya ait tüm ağaç ve bitkilerin yok edildiğini ileri sürerek dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı taktirde taşınmazın bedelini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında davacının ekonomik sıkıntı ve borçlarından dolayı kendi isteği ile taşınmazın tamamının kendi adına tescil yaptırmasını söylemesi üzerine kendi adına tescil edildiğini, kendisinin de ekonomik sıkıntı ve borçlarından dolayı davacının da bilgisi dahilinde bedelsiz olarak taşınmazı ... isimli kişiye devrettiğini, taşınmazın tarla vasfında olması nedeniyle ½ hisse devrinin yapılamaması nedeni ile davacı ile görüşmesi sonucu davacının da taşınmazı alacak olan ... ile görüşmesi ve davacının kendisine gelerek anlaşmış olduğu taşınmazın tamamını ...’a devretmesini,
kendisinin anlaşmış olduğu satış bedelini almasını ve davacının hissenin de ... üzerinde daha güvenli olacağını söylemesi üzerine taşınmazın tamamını ...’a devir ettiğini, karşılığında da 20.000,00 TL nakit olarak aldığını, daha sonra davacının taşınmazın 250 m²’sini 1.400,00 TL’ye anlaşıp 250 m²’sini daha ...'ın 1.400,00 TL ödeyerek satın aldığını, bu satın alma sonucunda ...’ın kendisinden aldığı 3.750, m2 taşınmazla beraber 4.0 00... taşınmazı olduğunu, davacının 3.500, 00... taşınmazı kaldığını, taşınmazın tamamının 7.500, 00... olduğunu belirterek açılan davanın kendisi yönünden reddine savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından ...’dan satın alındığını, taşınmazın kadastrosunun uzun yıllar önce kesinleştiğini, taşınmazın tapuya güven ilkesi uyarınca satın alındığını, davacının taşınmazın mülkiyeti ve diğer davalı ... ve diğer davalı şahıslar ile ilgili anlattıkları hususlarda bilgisinin bulunmadığını, davacının diğer davalı kardeşi ... ile olan aile meselesine davalılara karıştırmak istediklerini belirterek davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlerle dava açılmasının mümkün olmadığı belirtilerek hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın 15.12.2006 tarihinde kesinleşen kadastro sonucunda bağışlama ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, davacının, tespitin davalı ile birlikte kendisi adına yapılması gerektiğini ancak davalı ...'nın müstakilen adına yazdırdığını ileri sürmek suretiyle kadastrodan önceki nedenlere dayanarak dava açtığı, söz konusu davanın açıldığı 13.04.2021 günü itibariyle de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği belirtilerek esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; mahkeme kararlarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kardeşi ile arasındaki inanca dayalı işleminin yok sayıldığını, davanın ön inceleme aşamasında reddine karar vermişse de aralarında inanç bulunan kardeşler arasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin veya zamanaşımı öngörülen durumlarda zamanaşımının taşınmazın geri verileceğinin anlaşıldığı tarihten itibaren başlatılacağını, bunun da taşınmazın ...'a devrinden sonrası olduğunu,
taşınmazın kısa aralıklarla diğer davalılara devredilerek tekrar davalı ...'a geri döndürülmesinin davalıların gerçek bir hile ve muvazaa ile organize şekilde hareket ettiklerini gösterdiğini, davalılar arasında bulunan şirketin bir tüzel kişilik olup böyle bir alım - satımda mutlaka para ve taşınmaz giriş - çıkışı varsa ticari defterlerine kaydedilmesinin bekleneceğini, bu konuda araştırma yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; Kadastro sonucunda, ................... Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 15/12/2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 13.04.2021 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5834, K. 2025/4648, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama