KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1118 E., 2026/2039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/443 E., 2024/534 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/121 E., 2019/97 K.
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; maliki olduğu 5 95... parseli ailece tanıştıkları davalıların çeşitli ekonomik sıkıntılarının olması ve bu ekonomik sıkıntılarını giderebilmek için krediye ihtiyaçları olduğunu beyan etmeleri nedeniyle yardımcı olmak amacıyla taşınmazın davalıların kullanımına verilmesi hususunda varılan anlaşma gereğince davalı ...'e vekaletname verildiğini, davalının, taşınmazı muvafakati olmamasına rağmen diğer davalıya devrettiğini, kullanılan kredi bedellerinin davalı Şirkete aktarıldığını,
taşınmazının değerinin çok altında bir bedel ile devredilmesi ve kredinin kendisine verilmemesinin gerçek satış olmadığının ispatı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa taşınmazın rayiç değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca dava konusu taşınmazın kiraya verilmesinden ötürü elde edilen kira bedeli için belirsiz alacak davamızın kabulü ile şimdilik 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş,
11.05.2016 tarihli talebin açılamasına ilişkin beyan dilekçesinde davanın inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa bedel istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
Davalı ...; taşınmazı davacının vekil tayin ettiği ...'den satın aldığını, satış bedelini ödemek için kredi çektiğini, 600.000,00 TL bedelle satın alındığını, satış tarihinden 6 yıl geçtikten sonra dava açılmış olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar; taşınmazın davalı ...’e temlikinin gerçek bir devir işlemi olmadığını, kredi bedelleri ödendikten sonra davacıya iade edilmesi gerekirken edilmediğini belirtmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... haricindeki diğer tüm davalıların davacının iddialarını kabul ettiği, ancak davacının inançlı işleme ilişkin yazılı bir delil sunmadığı gibi, buna işaret edecek davalı ...’in elinden çıkmış bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iddianın ispat edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1118, K. 2026/2039, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama