KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1809 E., 2025/2721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/436 E., 2024/619 K.
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; 109 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesi kararı gereğince tescili yapılırken, davalı idare tarafından, anılan ilamda belirtilen pay oranlarından farklı olarak ve ilam gereği malik olan bazı kişilerin payları ketmedilerek sicil oluşturulduğunu ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesi isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında davacılardan ...’in ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; hatalı işlem nedeniyle adına fazla pay tescil edildiğini, tapu kaydındaki yanlışlığın değiştirilmesini istediğini bildirmiş, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.07.2010 tarihli ve 2010/88 Esas, 2010/120 Karar sayılı kararıyla; kesinleşen kadastro mahkemesi kararına aykırı olarak tescil yapıldığı ve anılan ilamda lehine 1/4 payın tesciline karar verilen...'ın payını davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 01.12.2011 tarihli ve 2011/5373 Esas, 2011/12152 Karar sayılı kararıyla; " ...
Hal böyle olunca, yukarıda değinildiği şekilde ifraz parsellerinin tüm tedavül ve intikallerini gösterir kayıt ve dayanak belgeler temin edilerek, ifrazen bir paylaşım söz konusuysa, davacıların Kadastro Mahkemesi ilamı gereğince malik oldukları payların ... adına tescil edilen ifraz parsellerine yansıtılması,
... tarafından temliki bir işlem yapılmışsa iyiniyet hususunun gözetilmesi gerekirken, sicil kaydı kapatılan ve böylece hakkında işlem yapma olanağı kalmayan 22 sayılı parsel üzerinden ve dava dışı kişileri de kapsar şekilde Kadastro Mahkemesi ilamında belirtilen kişiler ve paylar itibariyle tescile karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu Mahkemenin 06.03.2014 tarihli ve 2012/85 Esas, 2014/129 Karar sayılı kararı ile;
ifraz parsellerinin kayıt ve dayanak belgelerinde taksim, akdi veya temliki bir işlemin olmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen paylar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 24.05.2016 tarihli ve 2014/16650 Esas, 2016/6265 Karar sayılı kararıyla; “...Hâl böyle olunca; bozma ilamında belirtilen ilkeler ve yukarıda değinilen olgular doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması; tarafların katılımı ile taksim iddiasının araştırılması, mirasçılardan sorularak kullanım durumunun belirlenmesi,
davacıların mirasbırakanı ile diğer tapu malikleri adına tescil edilen payın ifraz parsellerine ne oranda yansıdığının saptanması, bu hususlara ilişkin denetime elverişli ve bilimsel verilere uygun biçimde bilirkişiden rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bozma gerekleri yerine getirilmeden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 07.10.2021 tarihli ve 2017/18 Esas, 2021/814 Karar sayılı kararı ile;
kesinleşen kadastro mahkemesi kararına aykırı olarak tescil yapıldığı anlaşıldığından 22.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu ekinde bildirilen payların ilgili kişiler adına tesciline karar verilmiş, ancak 109 ada 75 parselde yer alan ve bilirkişi raporu ile hisse dağıtımı yapılırken toplam hissenin 98644 olması gerekirken sehven 35230 olarak yazıldığı anlaşılmış ve bu husus hüküm fırkasında düzeltilmiştir.
Ayrıca, 109 ada 79 parsel, 109 ada 80 parsel, 109 ada 81 parsel, 109 ada 82 parsel, 109 ada 83 parsel, 109 ada 84 parsel ve 109 ada 129 parselde kayıtlı taşınmazlarla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Dairenin 08.06.2022 tarihli ve 2022/804 Esas, 2022/4644 Karar sayılı kararı ile; " ...Hâl böyle olunca; bozma kararında belirtilen ilkeler ve yukarıda değinilen olgular doğrultusunda ...
Kaya adına oluşturulan tescilin yolsuz olduğu gözetilerek imar uygulaması sonucunda ... adına oluşan 75 parsel sayılı taşınmazda tam, 76, 77 ve 78 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/3 pay üzerinden Kotas Kaya mirasçıları olan davacılar ile yargılama sırasında ölen Kotas Kaya mirasçılarının veraset ilamındaki payları oranında hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde ölü kişi adına tescil kararı verilmesi ve dava açmayan davalı ... ve ...’e yazılı olduğu şekilde pay tesciline karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuş,
bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava devam ederken vefat etmiş olan ... ve ...'nın veraset ilamları dikkate alınarak ve bilirkişi raporlarına itirazlar göz önünde bulundurularak yeniden bilirkişi raporları alındığı, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada bilirkişiden payların dağıtımı noktasında Yargıtay ilamı uyarınca alınan söz konusu raporun mirasçılara bozma ilamında da belirtildiği gibi dağıtıldığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu verilen kararda 109 ada 76, 77 ve 78 parsellerin paylaşımı ile ilgili olarak hata yapıldığını, 78 parsel sayılı taşınmazda rızai taksim gereğince Kotas Kaya mirasçılarının herhangi bir hak ve talebinin olmadığını, bu nedenle 75 parsel sayılı taşınmazda olduğu gibi 76 ve 77 parsellerin de tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemece bilirkişi raporu hariç herhangi bir gerekçe oluşturulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; müvekkiline husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 109 ada 22 parsel sayılı taşınmazın Şemdinli Kadastro Mahkemesinin 04.08.1995 tarihli ve 1991//30 Esas, 1995/33 Karar sayılı ilamına dayalı olarak 21.12.1998 tarihinde hükmen tescil edildiği, ancak tescil ilamında belirtilen kişiler ve pay oranlarına aykırı olarak kayıt oluşturulduğu, 280/560 payın Kotas Kaya varisleri davacılar ile bazı davalıların murisi ...
Kaya adlarına tescili gerekirken, anılan payın tamamının ... adına kaydedildiği, bilahare paydaşlardan...’ın payını 21.12.1998 tarihinde ve satış suretiyle davalı ...’e temlik ettiği, daha sonra taşınmazın davalı ... ve ...'in talebi üzerine,
İmar Kanunu'nun 15. maddesi uygulanmak suretiyle Şemdinli Belediye Başkanlığı tarafından 10 parçaya ifraz edilerek aynı ada 75 ilâ 84 sayılı parsellerin meydana getirildiği ve 75 parsel sayılı taşınmazın ... , 79, 82 ve 84 sayılı parsellerin davalı ..., 81 ile 83 sayılı parsellerin davalı ..., 76, 77 ve 78 parsel sayılı taşınmazların da 1/3’er payla ... ile davalılar ... ve ... adlarına 19.11.1999 tarihinde ifrazla ve 80 parsel sayılı taşınmazın da davalı ... adına 15.05.2002 tarihinde satış suretiyle kayıtlı bulunduğu, davalılardan ...’in paylaşım iddiasını kabul etmediği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1809, K. 2025/2721, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama