İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2365 K.2025/5389

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/2365Karar2025/5389Tarih26 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.478 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/2365 E., 2025/5389 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2025
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/63 E., 2025/606 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/410 E., 2024/58 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.478 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalıların akraba olduklarını, davalıların murisi ...’ın davacıların murisi ...’a 10.05.1980 tarihinde düzenlenen ve köy muhtarı ile tanıklar huzurunda imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesiyle Konya ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan (yeni haliyle Konya ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 678 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazı) 8 dönüm, 20.000 m² yüz ölçümündeki taşınmazın tamamını 200.000,00 TL bedelle sattığını, satış bedelinin satıcı tarafından tahsil edildiğini, tarafların sözleşmeden cayma halinde 5.000,00 TL cezai şart ödemeyi kararlaştırdıklarını,

taşınmazın zilyetliğinin alıcıya teslim edilerek davacıların murisi ve halefleri tarafından bugüne kadar malik sıfatıyla kullanıldığını, tüm vergi ve giderlerin davacılarca karşılandığını, buna rağmen taşınmazın mülkiyetinin devrinin gerçekleştirilmediğini, davacıların defaatle davalılara başvurarak devir talebinde bulunduklarını, davalılardan bir kısmının hisse devrine muvafakat ederek vekaletname düzenlediklerini ancak elbirliği mülkiyeti nedeniyle devir işleminin tamamlanamadığını, diğer davalıların ise devir talebine karşı çıktıklarını,

bu nedenle mülkiyetin hâlen davalıların murisi adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel ve cezai şartın tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili tarafından 07.09.2019 tarihinde dava ıslah edilerek dava konusu bedel toplam 60.000,00TL'ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP

Davalılardan ... cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul ettiğini, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesi 26.02.2020 tarihli 2018/804 Esas, 2020/115 Karar sayılı kararında; davacı tarafça dava konusu taşınmazın ... tarafından ...'a satıldığı, davalıların murisinin ..., davacılar murisinin ise ... olduğu, dava konusu taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığı, bu nedenle davalılar üzerinde kayıtlı hisselerin iptali ile kendi üzerlerine tapuya kayıt ve tescilini talep ettikleri, dosya içerisinde yer alan taraf tanık beyanları, satış sözleşmesi ve belgeler ile bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF KALDIRMA KARARLARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı bir kısım davalılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

A. Birinci İstinaf

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 2021/676 Esas, 2021/745 Karar sayılı kararında. "Dosya içeriğinden, tapu iptali ve tescil istemine konu 678 parselin 1983 yılında tapulama çalışmalarında ... oğlu ... adına tespit gördüğü, kadastro tutanağının kesinleştirme bölümünün boş olduğu, tapu kütüğüne ise tescilin 1987 yılında hükmen yapıldığı ve verasette iştirak olarak davalılara intikalinin sağlandığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının kadastro öncesi hukuksal nedenlere dayanan talebi yönünden kadastro tutanağının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde ifadesini bulan hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmasına göre davacının kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescile yönelik talebinin reddi halinde hükmen tescil işlemine dayanak kesinleşmiş ilam getirtilip terditli talepleri yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle karar kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Mahkemesine gönderilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli 2021/312 Esas, 2021/547 Karar sayılı kararında; davanın kabulü ile taşınmaz satış bedelinin güncel uyarlanmış değeri olan 30.087,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/467 Esas, 2012/797 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseler oranında verilmesine karar verilmiştir.

B. İkinci İstinaf

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.07.2023 tarihli ve 2023/1036 Esas, 2023/1361 Karar sayılı kararında; öncelikle davacının dayandığı senedin renkli olarak önlü-arkalı fotoğrafının UYAP ortamına JPG formatında eklenmesi gerektiği ayrıca 1987/3 Esas, 89 Karar sayılı Kadastro Mahkemesi kararında atıf yapılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/2 Esas sayılı dosyasının, dosya bulunamadığı takdirde ise ilam örneğinin getirtilmesi gerektiği,

her ne kadar kadastro tespitinin kesinleştiği 25.12.1987 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesi uyarınca on yıllık sürenin dolduğu 25.12.1997 tarihinin ifanın imkânsız hâle geldiği tarih olarak kabul edilebileceği belirtilmiş ise de eldeki davada davanın kabulü ihtimali bulunduğu gözetilerek ifanın imkânsız hâle geldiği tarihin dava tarihi olarak esas alınması ve buna göre dava tarihi itibarıyla rayiç bedelin talep edilebileceğinin değerlendirilmesi gerektiği,

sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 158/1. maddesi (6098 sayılı TBK m.179/1) uyarınca rayiç bedel talep eden davacıların cezai şart talebinde bulunmalarının mümkün olmadığı hususunun dikkate alınması gerektiği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde iddia ve ispat durumuna göre HMK’nın 297. maddesi gereğince taleplerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borçlar ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, tereddütsüz ve infazda duraksamaya yer vermeyecek şekilde gösterilmesi gerekirken,

bu ilkelere aykırı biçimde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli 2023/410 Esas, 2024/58 Karar sayılı kararında; kaldırma ilamında belirtilen ilkelere uyularak tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının bedel talebinin kabulü ile 60.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsil edilerek davacılara verilmesine, davacının cezai şart talebinin reddine dair karar verilmiştir.

C. Üçüncü İstinaf

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.03.2025 tarihli 2025/63 Esas, 2025/606 Karar sayılı kararında, davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; davacıların murisinin taşınmazı kadastro tespiti yapılmadan önce satın ve zilyetliği devraldığını, 1980 yılından beri malik sıfatıyla kullandığını, 1983 yılında başlayan kadastro çalışmaları sonucu taşınmazın 1987 yılında hükmen tescil edilerek davalıların murisine intikal ettiğini, davacıların ise durumu 2018 yılında öğrenerek süresinde davayı açtıklarını, kadastro öncesi taşınmazların devrine ilişkin sözleşmelerin geçerli olduğunu ve zilyetliğin devriyle mülkiyetin korunabileceğinin Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarıyla sabit olduğunu,

davacıların kesintisiz zilyetliği dikkate alındığında tapu iptali ve tescil talebinin reddinin yerinde olmadığını, Yerel Mahkemece yapılan keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının iddialarını doğruladığını, Mahkemenin hatalı şekilde zamanaşımı ve rayiç bedel üzerinden karar vererek tapu iptali talebini reddettiğini ayrıca 22.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değeri 60.000,00 TL olarak belirlenmişse de, aradan geçen altı yıllık süre, enflasyon ve ekonomik koşullar nedeniyle taşınmazın gerçek değerinin güncellenmemesinin davacıların hak kaybına neden olduğunu,

davalılardan bir kısmının taşınmazı devretmeye hazır olduklarını, davalılardan ...'ın davayı kabul ettiğini ancak yargılama sırasında vefat etmesine rağmen mirasçılarının davaya dahil edilmeden karar verildiğini, tüm bu usul ve esas hataları birlikte değerlendirildiğinde, Yerel Mahkeme ve İstinaf kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu açık olup kararın bozularak davacılar lehine öncelikle tapu iptali ve tescile, bu mümkün görülmezse taşınmazın karar tarihine en yakın rayiç değeri ile cezai şartın tespiti ve bu bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi hukuksal nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde davalı hisselerinin rayiç bedelinin sözleşmede belirlenen cezai şart ile birlikte davalılardan hisseleri oranında tahsili, aksi takdirde satış bedelinin güncellenerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan hisseleri oranında tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 678 parsel sayılı taşınmazın 1983 yılında tapulama çalışmalarında ... oğlu ... adına tespit gördüğü, kadastro tutanağının kesinleştirme bölümünün boş olduğu, tapu kütüğüne ise tescilin 1987 yılında hükmen yapıldığı ve verasette iştirak olarak davalılara intikalinin sağlandığı, dava tarihinin 19.10.2018 olduğu, davacının kadastro öncesi hukuksal nedenlere dayanan talebi yönünden kadastro tutanağının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde ifadesini bulan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan; davalılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan davalılardan ...'nin kabul beyanının hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Hemen belirtilmelidir ki, hak düşürücü sürenin geçmesi ile hakkın özünün ortadan kalktığı, böylece gerek anılan hakka dayalı asıl isteğin gerekse hakka bağlı olarak ileri sürülen terditli isteklerin dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Anılan husus, HGK'nın 08.12.2022 tarih ve 2020/(16)1-691 Esas, 2022/1680 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir. Hal böyle olunca; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle tapu iptali-tescil isteğinin Mahkemece reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Bunun yanında; düşen hakka bağlı olarak bedel isteğinin de dinlenemeyeceği açıktır. Ne var ki, bedel isteğinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının yalnızca davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, temyiz edenin sıfatı itibariyle "usuli kazanılmış hak" ve "aleyhe bozma yasağı" ilkeleri gözetildiğinde kararın bozmaya konu edilmesine hukuken imkân bulunmamaktadır.

Ancak, aşamada 11.04.2024 tarihinde vefat eden davalılardan ...'ın mirasçılık belgesi temin edilerek mirasçılarının karar başlığında gösterilmesi ve mirasçıların Mahkemenin kabul hükmü kapsamında yer alacak şekilde hüküm tesis edilmesi yerine, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı olarak hükmün infazında tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine. Davacılar vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2365, K. 2025/5389, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf Kaldırma Kararları Ve Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci İstinaf
  8. B. İkinci İstinaf
  9. C. Üçüncü İstinaf
  10. V. Temyiz
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. Vı.karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2365
Karar No
2025/5389
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2365 K.2025/7054
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2366 K.2025/9867
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2368 K.2025/7198
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2368 K.2025/7884
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2368 K.2025/9504
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2369 K.2025/6919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.