KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3120 E., 2026/1925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2083 E., 2025/869 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/261 E., 2023/264 K.
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Muris ...'in vefat ettiğinde geride ..., ... ve ... isimli üç çocuğunun kaldığını, muris adına kayıtlı ... ilçesi 901 ada, 18 parsel (eskisi 901 ada, 6 ve 7 parsel) sayılı taşınmaz ile ... ilçesi 839 ada, 2 parsel sayılı taşınmazını davalıya mal kaçırma kastıyla, davacıyı mirastan mahrum etmek amacıyla satış suretiyle devrinin yapıldığını ileri sürerek tazminat istemiştir.
Davalı vekili; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, murisin davalı ile birlikte ömrü boyunca birlikte yaşadıklarını, murisin yaşlılığında bakımıyla davalının ilgilendiğini, dava konusu 18 parsel ve 2 parsel sayılı taşınmazların muris tarafından satıldığını, davalının satış bedellerini murise nakden ödediğini, yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, davacının oğlunun 1998 yılında kaza geçirdiğini ve kazada hayatını kaybeden tarafa yapılan tazminatın parasını murisin taşınmazını satarak ödendiğini, murisin diğer mirasçılara da taşınmazlarını devrettiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davalının muris ...’in bakımı ve gözetimi ile ilgilendiği, yerleşik Yargıtay içtihadlarında semenin mutlaka para olmasının şart olmadığı hususu da dikkate alındığında murisin mal kaçırma kastının davacı tarafından ispat edilemediği ve davacı yanın yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; ispat yükü davacı tarafa ait olup dinlenen tüm tanık beyanları değerlendirildiğinde davalı yanın muris ...’in bakımı ve gözetimi ile ilgilendiği, semenin mutlaka para olmasının şart olmadığı hususu da dikkate alındığında murisin, temliki davalı lehine davacıdan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirdiği iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği ve dava konusu temlikin muvazaalı olarak gerçekleştirildiği iddiası sabit olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3120, K. 2026/1925, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama