İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3202 K.2025/5376

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/3202Karar2025/5376Tarih26 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.499 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3202 E., 2025/5376 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/80 E., 2025/283 K.
İlk derece mahkemesi
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/90 E., 2022/622 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.499 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların murisi ...'ün kardeş olduğunu, taraflara kök muris ...'den intikal eden taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazı davalının murisi ...'in imar-ihya ettiğini, taşınmazda bulunan evi de 1985 yılında muris ...'in yaptığını, taşınmazın kök muris ...'den intikal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve 2015/910 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararında, davalıların murisi ...'ün taraf olduğu Kadastro Mahkemesi dosyasındaki beyanından dava konusu taşınmazın tarafların kök murisi ...'den intikal ettiğinin anlaşıldığı ancak davalı tarafça kök muris ...'den davalıların murisi ...'e intikal ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın kök muris tarafından sağlığında paylaştırılıp paylaştırılmadığı hususunda tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının alınması gerektiğine işaret edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası ...

3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2019/90 Esas, 2022/622 Karar sayılı kararında; tapu kayıtları ve tapulama tutanaklarından 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... ilçesi, ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmaz ile 2006 yılı kadastro çalışmaları esnasında ... ilçesi, ... köyü 1 64... parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tescil edildiği, yine aynı şekilde 2006 yılı kadastro çalışmaları esnasında dava dışı kardeş ... oğlu ... ... adına tescil edilen yerlerin de olduğu,

tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının evlendikten sonra köyde ekip biçtiği yer olmadığı ancak bu yerlerin davacı adına tescil edildiği, dolayısı ile davacı adına tespit gören yerler gibi aynı tarihlerde kadastro tespiti esnasında aynı şekilde babaları ...'den gelen dava konusu bu yerin davalıların murisi ... adına tespit gördüğü ve ...'ün de bu yere ev yaptığı, ortak muris ...'ün sağlığında davacı dahil tüm çocuklarına yer verdiği, bu hususun ortak muris ...'in paylaştırma iradesini gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2023 tarihli 2023/351 Esas, 2023/450 Karar sayılı kararında; dava konusu taşınmaza ilişkin davalıların murisi ...'ün taraf olduğu Kadastro Mahkemesi dosyasında muris ... tarafından sunulan 10.05.2007 tarihli dilekçede, dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın ortak murisleri olan ...'den kaldığını kendi imzalı yazılı beyanıyla kabul etmiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ...'den kaldığının kabulünün yerinde olduğu;

bununla birlikte keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... tarafından kullanıldığını söyleyenler bulunmakla birlikte, taşınmazın zilyetliğinin babası olan ... tarafından sağlığında ...'e devredildiğine yönelik davalı taraf savunmasını doğrulayan bir ifade bulunmamakta olup yapılan kadastro tespitinde diğer mirasçılar adına tespit edilen taşınmazlar bulunması da (tüm mirasçılar adına paylı olarak tespit ve tescil edilen yerler de bulunduğuna göre) murisin tüm taşınmazlarının taksim edildiğini kabule yeterli olmayacağından,

taşınmazın kök muris tarafından davalılar murisine verildiğine yönelik savunmanın davalı tarafça ispatlanamaması ve bu durumda ortak muris mirasçılarından birinin zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekmesi nedeniyle dava konusu taşınmazda davacının kök muris ...'den gelen miras hakkının bulunduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ortak muris ...'ün sağlığında davacı dahil tüm çocuklarına yer verdiği,

bu hususun ortak muris ...'in paylaştırma iradesini gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulü ile dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın 1/4 oranında tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, taşınmaz üzerindeki binanın davalıların murisi ...'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairece 12.11.2024 tarihli 2023/5853 Esas, 2024/6161 Karar sayılı kararda, “Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu, Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 20... parsel sayılı 9.399,32 metrekare yüz ölçümündeki betonarme ev ve tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz üzerindeki binanın ... tarafından 1988 tarihinde yapıldığı belirtilerek davalıların murisi ... adına tespit edilmiş, kadastro tespitine karşı dava dışı üçüncü kişiler ...

Kadastro Mahkemesinin 2006/421 Esas sayılı dosyasında dava açmış, yargılama sonucunda davanın reddedilerek taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın kök muris ...'den kendisine de intikal ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazı kök muris ...'in paylaştırdığı kabul edilerek davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalı tarafın paylaşım iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar dairece; " Tüm dosya kapsamından; davalıların murisi ...'ün Kadastro Mahkemesine sunmuş olduğu dilekçesinde dava konusu taşınmazın babası kök muris ...'e ait olduğunu ifade etmişse de aynı dilekçede 1985 yılında babası ...'in taşınmazlarını paylaştırdığını ve kendisine de dava konusu yerin isabet ettiğini ifade ettiği, taşınmaz üzerindeki evin davalıların murisi ... tarafından 1988 yılında yapıldığının hem kadastro tutanağı hem de tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı,

hem Kadastro Mahkemesinde hem de eldeki davada dinlenen hiçbir tanık ve mahalli bilirkişinin dava konusu taşınmazda kök muris ...'in kullanımını görmediği, dava konusu taşınmazı davalıların murisi ...'ün kullandığının anlaşıldığı, iki tanığın ifadesinden evveliyatında çalılık olan yerin muris ... tarafından imar-ihya edilerek kullanılmaya başlandığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi ve davalı tanığının beyanıyla davacı adına da kadastro çalışmaları sonucunda tespit ve tescil edilen yerler olduğunun ifade edildiği,

nitekim kadastro çalışmaları sırasında sağ olan kök muris ...'ün hem kendi adına hem de evlendikten sonra köyde yaşamadığı söylenen davacı kızına ve diğer üç çocuğu adına yapılan müstakil taşınmaz tespitlerinin kök murisin paylaşım iradesini gösterdiği, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraza ilişkin davada da taşınmazın kök muris ...'den oğlu ...'e verildiği değerlendirilmesine yer verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Bozma Kararı Sonrası İstinafça Verilen Temyize Konu Karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 18.03.2025 tarihli 2025/80 Esas, 2025/283 Karar sayılı kararında; uyulmasına karar verilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozma ilamında, taşınmazın kök muris ...'den oğlu ...'e verildiği davalı tarafça ispatlandığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmekte olup ayrıca taşınmazın uzun yıllardır davalının tek başına kullanımında olmasının mirasçılar arasında fiili taksime karine oluşturduğu da gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın ortak muris ...’den geldiği hususunun dosyadaki belgeler, kadastro kayıtları ve davalılar murisi ...’ün beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı tarafça taşınmazın muris tarafından kendisine bağışlandığı veya devredildiği iddiasının hukuken ve delil bakımından ispat edilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının yalnızca bağış iddiasına ilişkin olduğunu, taşınmazın ortak muristen geldiği hususunu ortadan kaldırmadığını, bu nedenle ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini,

ancak bu yönde somut bir delil sunulmadığını ayrıca Yerel Mahkemenin murisin sağlığında tüm çocuklarına taşınmazlarını paylaştırdığı yönündeki kabulünün dosya kapsamı ile örtüşmediğini, tanık anlatımlarında da bu yönde açık bir beyan bulunmadığını, muris ...’ün yaşlılığı ve sağlık durumu itibariyle böyle bir taksim iradesinin varlığının mümkün olmadığını, taşınmazın davalılar murisi ... adına haksız olarak tescil edildiğini, taşınmazın değerinin dava tarihinde temyiz sınırının altında olduğunu, bu nedenle İstinaf Mahkemesi kararının kesin nitelikte bulunduğunu, temyiz şartlarını taşımadığını;

esas yönünden de davalı tarafın iddialarının sübut bulmadığını ve davacı tarafın miras payına ilişkin talebinin haklı olduğunu belirterek Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda 2006 yılında davalılar murisi ... adına tespit edildiği, dava dışı ... ve ... ... adlı kişiler tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 15.12.2009 tarihli 2006/421 Esas ve 2009/526 Karar sayılı kararıyla davaya konu 1 20... parselin ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3202, K. 2025/5376, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. VI. Temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VII. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3202
Karar No
2025/5376
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3205 K.2025/5520
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3205 K.2025/14416
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3303 K.2025/10530
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3305 K.2025/10240
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3336 K.2025/14221
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3338 K.2025/9687

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.