KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3436 E., 2025/4082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/231 E., 2025/1331 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/382 E., 2024/445 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava dışı ... oğlu .. ...’ın kardeşi olmadığı halde nüfus kayıtlarında kardeşi olarak gözüktüğünü, böyle bir kişinin gerçekte olmadığını, bu kişinin nüfus kaydının iptali için açılan davada Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak bunlara rağmen maliki olduğu dava konusu 56 70... parsel sayılı taşınmazda hatalı olarak... oğlu ...’ın da adına pay tescil edildiğini, yapılan bu tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazda ... adına kayıtlı payın iptali ile bu payın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmaza ait işlemin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını, iptal tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması gerektiğini, böyle bir kişinin gerçekte var olmaması halinde ise bu kişiyi temsilen kayyım atanarak işlemlerin yürütülmesi gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davacının babası... ...’tan intikalen geldiği, davacının tapuda pay sahibi gözüken... oğlu ... dışındaki diğer mirasçılardan paylarını devraldığı, Uluğbey Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/90 Esas, 1997/86 Karar sayılı kararı ile... oğlu ...’ın nüfus kaydının iptali ile böyle bir kişi gerçekte var olmadığından bu kişinin nüfustan kaydının silinmesine karar verildiği, muris... ...’ın ... adında bir mirasçısının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, mülkiyet değişikliğine neden olacak tapu iptali ve tescil istekli davaların kural olarak kayıt malikine ya da maliklerine karşı açılması gerektiği, kayıt malikinin taraf olmadığı bir davada taşınmaz mülkiyetinin yitirilmesi sonucu doğacağından;
ilgilinin savunma hakkı ve dolayısıyla davada davacı ve davalı sıfatıyla yer olması ilkesinin zedeleneceği, taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin bir husus olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, eldeki davada davacının dava konusu taşınmazdaki ... adına kayıtlı payın iptalini istemesine rağmen husumetin Hazineye yöneltildiğini, davanın kayıt maliki ... .. ve... .. mirasçılarına karşı açılması gerekirken, kayıt maliki olmayan Hazineye karşı husumet yöneltilmesi hatalı olduğu ,
davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının babası... ....’tan intikalen geldiğini, davacının tapuda pay sahibi gözüken... oğlu ... haricindeki diğer mirasçılardan paylarını devraldığını, dava konusu taşınmazda davacı ve gerçekte var olmayan ... dışında başka hissedar bulunmadığını, ancak taşınmazda ...’ın pay sahibi olmasının Devletin hatasından kaynaklandığını, bu hususta Devletin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bu hatanın düzeltilmesi için de husumetin Hazineye yöneltilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 934 parsel sayılı taşınmazın 1/2 ‘şer paylarla ... .. ve... ... adlarına kayıtlı iken anılan kişilerin ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, intikal eden mirasçılar arasında... oğlu ...’ın da bulunduğu, ... dışındaki tüm mirasçıların paylarını davacı ...’a satış suretiyle devrettikleri, 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmaları sonucu taşınmazın 56 70... parsel olarak davacı ... ve... oğlu ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3436, K. 2025/4082, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama