KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3568 E., 2026/2102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1095 E., 2025/1363 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/113 E., 2023/122 K.
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; dava konusu 22 22... parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi ...'in malı olması gerektiği halde muvazaalı olarak davalı adına kayıtlı olduğunu, murisin taşınmazı 1998 yılında dava dışı ...'dan satın aldığını, ancak murisin yurt dışında çalışması ve ülkeye giriş çıkış yapması gerektiğinden, yurt dışına gidince satışın görünüşte davalıya yapıldığını, satış bedelinin murisin parasından ödendiğini, taşınmazın murise ait olduğunu, murisin taşınmazını satma ihtiyacı olmadığı gibi, davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının davacıların payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; süresi içinde davaya cevap vermemiş, bilahare davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin bedelini kayıt malikine ödemek suretiyle taşınmazın davalı adına tescilini sağlaması işleminin elden bağış (gizli bağış) niteliğinde olduğu, bu tür bir olguda 01.04.19 74... /2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, tapu iptali-tescil talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava konusu taşınmazda kayıt maliki olmadığı,
gerçekte bedelini bizzat ödeyip üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazları mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla, yarar sağlamak istediği kişi adına kaydettirmesi halinde 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı, davacının tenkis talebinin de olmadığı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3568, K. 2026/2102, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama