İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3752 K.2025/4450

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/3752Karar2025/4450Tarih13 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.254 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3752 E., 2025/4450 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2025/72 E., 2025/19 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.254 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; ...oğlu ...'un davacılar ile davalıların mirasbırakanı olduğunu ve 29.04.1980 tarihinde vefat ettiğini, murise ait olan ancak tapu kayıtlarında isminin yanlışlıkla ... ... şeklinde yazılı bulunan dava konusu 17, 60, 2 10... parsel sayılı taşınmazların ise murisin vefatından yaklaşık dokuz yıl sonra yapılan işlemle davalılar adına tescil edildiğini, tapu kayıtları incelendiğinde ... ... adına olan kaydın üzerinin çizilerek malik hanesine davalıların adının yazıldığının görüleceğini, satış gibi gösterilen işleme ait herhangi bir dayanak belge ve satış senedinin bulunmadığını,

... ... adında bir şahsın bulunmadığı gibi mirasbırakan ...'un da vefat etmesi nedeniyle satış işlemini gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar ..., ... ve ... ile ... sundukları aynı içerikteki cevap dilekçelerinde; davanın yasal dayanağının bulunmadığını, .......Müdürlüğünde işlem ve belgelerin düzenli tutulmaması nedeniyle 15-20 yıl kadar önce soruşturma açıldığını ve tanzim edilen rapor sonucunun belgeleri eksik olan veya arşivi düzenli tutulmayan birçok parselle ilgili olarak gazete ilanı yapıldığını, bu ilanda ilan tarihinden itibaren hak iddia edenlerin bir ay içinde dava açabilecekleri, aksi hâlde mevcut kütük bilgilerine göre kayıtların geçerli sayılacağının ve bir daha dava açılamayacağının bildirildiğini,

her türlü yasal gereklerin Devlet tarafından yerine getirildiğini, tescilden ve ilandan itibaren uzun yıllar geçtikten sonra açılan davanın yasal olmadığını, kendilerinin kötü niyetli olmadıklarını, adlarına yapılan tescilden sonra taşınmazların üçüncü kişilere satış veya başka yolla devredilmemiş olmasının da tek başına bu durumu ortaya koyduğunu, tescile ilişkin belgelerin Tapu Müdürlüğünce muhafaza edilmemesinin kendi kusurları olmadığını ve hak kaybına neden olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişler, aşamada ...’nin 20.09.2020 tarihinde ölümü ile mirasçılarına tebligat yapılmıştır.

Davalı ... vekili; tapudaki işlemin 1989 yılında yapıldığını ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, iddianın gerçek dışı olduğunu, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar tarafından veraset ilamı alındığını, hazır olan mirasçıların bizzat Tapu Müdürlüğüne giderek,

hazır olmayan mirasçıların ise noterde verdikleri vekâletnameler ile murisin yanlış yazılan isminin tapuda idari yoldan düzeltildiğini ve intikal yapıldığını, sonra da davacılar ile dava dışı bir kısım mirasçıların kendi hisselerini davalılara devrettiğini, bu nedenle kütük sayfasında işlemin niteliğinin ''intikal ve satış'' olarak yazıldığını, satışın mirasbırakan tarafından değil mirasçılar tarafından yapıldığını, dayanak belgelerin Tapu Müdürlüğünce muhafaza edilmemesi nedeniyle davalıların sorumlu tutulamayacağı gibi belgelerin bulunmamasının da işlemin gerçek olmadığı anlamına gelmeyeceğini,

yapılan devirden sonra taşınmazların bir kısmının DSİ tarafından kamulaştırıldığını ve bedellerin davalılar tarafından alındığını, son yıllarda spekülatif bir şekilde taşınmaz fiyatlarının çok arttığı yönündeki haberler nedeniyle davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Diğer davalılar ... ile ... ise davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 08.10.2013 tarihli ve 2011/143 Esas, 2013/725 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...oğlu ... adına tescili sırasında adının sehven ... ... olarak yazıldığı, murisin 1980 yılında öldüğü, tapu kütüğünde 03.08.1989 tarihinde malik hanesinde gözüken ... ... adının çizilerek altına davalıların adının yazıldığı, edinme sebebinin intikal ve satış olarak gösterildiği ancak herhangi bir satış senedinin bulunmadığı, dayanak belgelerin bulunmama sebebinin ise Tapu Müdürlüğünde işlemlerin usulüne uygun şekilde yapılmaması olduğu,

usulsüz işlemlerin o dönemde yapılan teftişle ortaya çıktığı ve teftiş sonrasında usulsüz işlem yapılan taşınmazlarla ilgili gazete ilanı yapıldığı, bahsi geçen ilanının dava konusu taşınmazlarla ilgili bölümünün dosya arasında bulunduğu, ilana karşı itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin Ergani Tapu Müdürlüğünden gönderilen belgeler içerisinde yer almadığı,

dava dışı mirasçıların vekâletname ile tapuda satış yetkisi verdikleri ... ...... aracılığıyla, davacıların ise bizzat Tapu Müdürlüğüne giderek dava konusu taşınmazları davalılara devrettikleri, taşınmazların davacılar tarafından Tapu Müdürlüğünde davalılara bizzat devredildiği hususunun tanık.......... tarafından açık bir şekilde ifade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 08.10.2013 tarihli kararının davacılar vekili tarafından temyizi üzerine.

Dairenin 24.03.2015 tarihli ve 2014/4671 Esas, 2015/4169 Karar sayılı kararı ile: çekişme konusu 17, 60... (ifraz ile 2 10... ) parsel sayılı taşınmazların kadastroca ... ... adına 14.01.1977 tarihinde tapuya tescil edildiği, 03.08.1989 tarihinde ise intikal+satış+hisse tevhidi suretiyle 1/7'şer pay olarak davalılar adına sicil kayıtlarının oluştuğu, tarafların murisi olan ...oğlu ...'un 29.04.1980 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak taraflar ile birlikte dava dışı çok sayıda mirasçısının kaldığı,

Tapu Müdürlüğünün 08.04.2011 tarihli yazısından dava konusu taşınmazların 03.08.1989 tarih ve 540 yevmiye numarası ile yapılan intikal ve satış işlemine esas alınan evrakların bulunmadığı, davalılara yapılan temlikler ile ilgili dönemin tapu müdürü tarafından resmi senet düzenlenmeden ve yevmiye defterine kaydedilmeden tapu kütüğüne yolsuz olarak tescil işlemi yapıldığı, Mahkemece, tarafların murisi ile önceki kayıt malikinin aynı kişi olduğu yönünde yeterli ve hüküm kurmaya elverişli bir araştırma yapılmadan, tapudaki işlemlerin yolsuz tescil niteliğinde olduğu göz ardı edilerek tanık anlatımlarına değer verilmek suretiyle sonuca gidildiği,

öncelikle çekişme konusu taşınmazların önceki kayıt maliki ... ... ile tarafların murisi ...oğlu ...'un aynı kişi olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde araştırılması, aynı kişiler olduğunun saptanması halinde davacıların payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemenin 12.04.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/230 Karar sayılı kararı ile; önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Mahkemenin 12.04.2016 tarihli direnme kararının davacılar vekili tarafından temyizi üzerine.

Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2021 tarihli ve 2017/1-1215 Esas, 2021/548 Karar sayılı kararı ile; çekişme konusu 17, ifraz işlemi sonucunda 2 10... parsellere giden eski 18... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sonucunda ... ... adına 14.01.1977 tarihinde tescil edildiği, 03.08.1989 tarihinde ise kütük sayfasında malik adı çizilerek intikal-satış-hisse tevhidi suretiyle 1/7'şer paylarla davalılar adına tescil edildiği,

davalılar tarafından diğer mirasçıların bir kısmının Tapu Müdürlüğüne bizzat giderek bir kısmının da vekâlet verdikleri vekilleri aracılığıyla paylarını kendilerine devrettikleri savunulmuş ise de adlarına yapılan bu tescilin dayanağını oluşturan hiçbir dayanak belge bulunmadığı, hak sahiplerinin yazılı bir tescil talebi bulunmadığı gibi intikale esas veraset ilamı da sunulmadığı,

davaya konu edilen payların satışına ilişkin olarak taraflar ya da vekillerinin imzasını taşıyan resmi senet ve hak sahiplerinin yazılı bir tescil talebi bulunmadan, vekilin hangi mirasçı adına tapu sicilinde işlem yapmaya yetkili olduğunu gösteren vekâletname temin edilmeden ve satışa ilişkin resmi akit düzenlenmeden kütük sayfasında davalılar adına oluşturulan kaydın hukuken değer taşıdığını söyleme olanağı bulunmadığı, böylesi bir tescilin yolsuz olduğu,

Mahkemece tarafların mirasbırakanı ile kayıt malikinin aynı kişi olduğunun anlaşılması durumunda davacıların miras payları oranında iptal edilmesi gerekeceği, davalılardan ...’un 2 10... (eski 18) parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını dava açılmadan önce 12.01.2005 tarihinde dava dışı ..........isimli şahsa satış suretiyle temlik ettiği, davanın kabulü durumunda bu taşınmazlarda kayıt maliki olmadığından taraf sıfatının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin mirasçılık belgesinin iptali talepli Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/264 Esas sayılı dava açtığı, yapılan yargılamada Ergani Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/284 Esas ve 2011/210 Karar sayılı dosyasındaki ...'un mirasçılık belgesinin hatalı olduğu, Ergani Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/544 Esas sayılı dosyasında alınan ...'un mirasçılık belgesinin gerçeği yansıttığı tespit edilerek ... mirasçılarının mirasçılık payları tekrardan hesaplatılarak bilirkişiden rapor aldırıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği,

kararın 07.10.2024 tarihinde kesinleştiği, mahalli bilirkişilerin ... ...'u tanıdıklarını, ... isimli şahsı hiç duymadıklarını, mahalli bilirkişi ... ise ... ...'un aslında ... olduğunu ancak kütükte isminin ... olarak geçtiğini, ... olarak tanındığını beyan ettiği, mahalli bilirkişi beyanları ile Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/264 Esas sayılı dosyaları hep beraber değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların kayıt maliki ile tarafların murislerinin aynı kişi olduğu,

dava konusu eski 17 (yeni 220/17, 190/17, 203/17), eski 18 (ifraz sonucu 210, 211, 212) ve 60 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sonucunda ... ... adına 14.01.1977 tarihinde tescil edildiği, 03.08.1989 tarihinde ise kütük sayfasında malik adı çizilerek intikal-satış-hisse tevhidi suretiyle 1/7'şer paylarla davalılar adına tescil edildiği, davalılar tarafından diğer mirasçıların bir kısmının Tapu Müdürlüğüne bizzat giderek, bir kısmının da vekâlet verdikleri vekilleri aracılığıyla paylarını kendilerine devrettikleri savunulmuş ise de adlarına yapılan bu tescilin dayanağını oluşturan hiçbir belge bulunmadığı,

hak sahiplerinin yazılı bir tescil talebi bulunmadığı gibi intikale esas veraset ilamı da sunulmadığı, davaya konu edilen payların satışına ilişkin olarak taraflar ya da vekillerinin imzasını taşıyan resmi senet de düzenlenmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1 90... parsel sayılı taşınmazın davalı ... ... adına kayıtlı olmasına rağmen anılan parsel hakkında bir hüküm kurulmadığını, herhangi bir hüküm kurulmamakla birlikte davalı ... ...e yönelttikleri davanın reddine karar verildiğini, davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, söz konusu taşınmazın dava konusu olan 17 parsel sayılı taşınmazdan geldiği ve davalı ... ...adına kayıtlı olduğunu, lehlerine eksik ve hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; babaları öldüğünde geriye 7 kız 7 erkek kardeş kaldıklarını, kendisinin 17 yaşında ve öğrenci olduğunu, 1989 yılında hukuk fakültesini bitirdiğini, annesinin tarlaya ve murisin mirasına ihtiyaçları kalmadığını söyleyerek kendi payından da vazgeçtiğini ve resmi intikal yapıldığını, kendisinin miras payını alın diye ısrar etmesine rağmen muvazaalı satış ile annesi ve kız kardeşlerinin paylarının yedi erkek kardeşe devredildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünün bu resmi akit tablosu dahil bütün belgeleri dosyasına yerleştirmediğini ya da eksik yerleştirildiğini,

ayrıca yanlış yevmiye numarası tutulduğu için yapılan teftişle de durumun düzelmediğini, dava konusu kendi taşınmazları da dahil yaklaşık 2.000 adet parsele ait torbalara doldurulan yığınla resmi evrakın teftiş raporundan sonra imha edildiği ya da halen bir yerlerde muhafaza edildiği yönünde bilgisi olmadığını, yolsuzluk iddiasının ağır bir leke olduğunu, bunu kabul etmediğini, resmi teftiş raporu ve gazete ilanı olduğu halde yolsuzlukla suçlanmasını kabul edemediğini, sahtecilik yapmadığını, intikal anında davacılar da dahil kız kardeşlerine ve annesine miras paylarını almaları için ısrar ettiğini,

yasal tüm işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, kararın gerekçesini temyiz ettiğini, ağır yolsuzluk lekesinin temizlenmesini istediğini ileri sürerek kararın bozulmasını ya da düzeltilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; çekişme konusu 17, 60... (ifraz ile 2 10... ) parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti ile ... ... adına 14.01.1977 tarihinde tapuya tescil edildiği, 03.08.1989 tarihinde ise intikal+satış+hisse tevhidi suretiyle 1/7'şer pay olarak davalılar adına sicil kayıtlarının oluştuğu, ... ... ...’un 18 parsel sayılı taşınmazdaki 1/7 payını 12.01.2005 tarihinde ... ...e satış suretiyle temlik ettiği, tarafların murisi olan ...oğlu ...'un 29.4.1980 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak taraflar ile birlikte dava dışı çok sayıda mirasçısının kaldığı,

Tapu Müdürlüğünün 08.04.2011 tarihli yazısından dava konusu taşınmazların 03.08.1989 tarih ve 540 yevmiye numarası ile yapılan intikal ve satış işlemine esas alınan evrakların bulunmadığı, davacı ...’nın 07.08.2025 tarihinde öldüğü görülmüştür.

Hemen belirtilmelidir ki; dava konusu 17, 60... (ifraz ile 2 10... ) parsel sayılı taşınmazların kayıt maliki ... ... ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespit edilmesi ile davalılar adına yapılan tescilin yolsuz olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...’ın temyiz itirazlar yerinde değildir, reddine,

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2 hükmü uyarınca, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.

Somut olayda, Mahkemece keşif yapılarak dava değerinin tespit edilmediği ve harç ikmali yaptırılmadığı, dava konusu 17, 2 10... parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemlerine tabi tutulduğu, Ergani Tapu Müdürlüğünden gönderilen 09.12.2024 tarihli yazıda 210 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucu 1 15... , 7, 8, 9, 11... ada 3 parsel sayılı, 212 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucu 115/11, 7, 8 ve 9, 1 18... , 1 20... , 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, yine Ergani Tapu Müdürlüğünün 10.03.2025 tarihli yazısında ise 17 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucu 2 20... , 1 90... ,

2 03... parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 60 parsel sayılı taşınmazın değişmediği hususlarının bildirildiği ve Mahkemece de bu yazılar esas alınmak suretiyle kabul hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

Ne var ki, dava konusu taşınmazlarda yapılan toplulaştırma işlemine ilişkin belgelerin (özellikle toplulaştırma dağıtım cetvellerinin), eski parseller ile yeni parseller arasındaki bağlantının kurulmasına imkan verecek şekilde eski ve yeni kütük sayfalarının dosyada yer almadığı, hükmün doğruluğunun dosyada yer alan evrak ile denetlenmesine imkan bulunmadığı; bunun yanında, Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi ve hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husus olmasına rağmen davanın 10.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazların değeri keşfen saptanmadan ve harç ikmali yapılmaksızın sonuca gidildiği görülmüştür.

Hal böyle olunca, öncelikle ölen davacı ...’nın mirasçıları yönünden usulünce taraf teşkilinin sağlanılması, dava konusu taşınmazların başında keşif yapılarak dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa usulünce süre verilmesi,

harcın tamamlanması halinde infaza elverişli ve denetime uygun bir hüküm kurulması açısından dava konusu taşınmazlarda yapılan toplulaştırma işlemine (birden fazla toplulaştırma işlemi yapılmış olması halinde her bir işleme) ilişkin belgelerin (özellikle toplulaştırma dağıtım cetvellerinin), eski parseller ile yeni parseller arasındaki bağlantının kurulmasına imkan verecek şekilde eski ve yeni kütük sayfalarının dosya arasına alınması, dava konusu taşınmazlar ile güncel tapu kayıtları arasında dayanak evrakla birlikte bağlantıların kurulması,

gerekirse bu konuda alanında uzman (şehir plancısı, harita mühendisi) kişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması, bilirkişi tarafından rapor düzenlenilmesi halinde raporda yer alacak her bir tespite ilişkin evrakın dosya arasında yer almasının sağlanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ...’ın temyiz itirazlarının reddine,

Davacılar vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacılara iadesine,

Dosyanın Ergani 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3752, K. 2025/4450, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3752
Karar No
2025/4450
Tarih
13 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/3752 K.2025/10247
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3753 K.2025/4152
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3754 K.2025/4151
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3754 K.2025/6159
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3755 K.2025/4537
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3755 K.2025/4246

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.