İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3905 K.2025/3950

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/3905Karar2025/3950Tarih24 Eylül 2025Okuma7 dk · 1.494 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3905 E., 2025/3950 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2025
Mahkemesi
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1552 E., 2024/903 K.
İlk derece mahkemesi
Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/46 E., 2022/151 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.494 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları sırasında ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 3 50... ve 5 parsel, 3 31... ve 19 parsel, 3 23... parsel, 3 25... , 16, 44... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, halbuki taşınmazların irsen intikal ve taksimen gelen taşınmazlar bulunduğunu, 40 yılı aşkın bir süredir de nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kendi tasarrufunda bulunduğunu, dava konusu taşınmazlara ve diğer taşınmazlara uygulanan 1937 tarihli vergi kayıtlarının mahalline uymadığını ayrıca davalı Vakfın hayrat vakfı niteliğinde olmadığını, icare-i vahideli akarından istifade olunan mülhak,

sahih ve zürri bir vakıf olup, malları doğrudan hayrat olmayıp zilyetlikle kazanılabilen taşınmaz mallar olduğunu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un 24.07.1967 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ancak ceddinin taşınmazlardaki zilyetlik ve tasarruflarının bu tarihten önce 100 yılı aşkın bir süreye dayandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...

Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalı Vakıf adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, Vakıflar Kanunu'nun 23. maddesinde belirtildiği üzere vakfiye sınırları içerisinde kalan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uyduğunu, taşınmazların vakıf malı olduğunu,

dava konusu taşınmazlara yönelik Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını, ayrıca Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/260 Esas ve 1986/388 Karar sayılı ilamıyla davacının murislerinin de içinde bulunduğu bir kısım davalılar hakkında müdahalenin men'ine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Vakıf mütevellisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bulunduğu Arıcak ilçesinin tamamının Vakıf malı olduğunu, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin Vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin Vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların Vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiçbir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını,

davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli ve 2019/282 Esas, 2020/182 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Kanun hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, dolayısıyla zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. Kaldırma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/1795 Esas ve 2022/62 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar ... Bey .. .. ...

Bey Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal karar dikkate alındığında adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edildiği ve bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu,

dolayısıyla davalı Vakıf İdaresinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ancak çekişmeli taşınmazlardan ... mahallesi 3 50... parsel, 3 31... parsel, 3 23... parsel, 3 25... , 16... parsel sayılı taşınmazlarda dava dışı kişiler yararına muhdesat ve kullanım şerhi tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmiş olmasına karşın bu kişiler (ya da mirasçıları) davaya dahil edilip savunmaları alınmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi hükmünde belirtilen hakları ihlal edilmek suretiyle karar verildiği, öte yandan davacının taksim hukuki sebebine dayanarak dava açtığı, ancak Mahkemece bu hususun araştırılmadığı,

dinlenilen yerel bilirkişilerden sorulmadığı, soyut nitelikli beyanlara itibar edildiği; hal böyle olunca Mahkemece, davacı tarafa taraf koşulunu sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde davacı tarafın dayandığı taksim olgusu, dava konusu taşınmazların başkaca dosyalarda dava konusu olup olmadığı ve davacı yararına belgesiz zilyetlikten kazanılan taşınmaz miktarı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...

Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar

Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararıyla; dahili davalının 12.10.2022 tarihli celsedeki imzalı beyanı, davaya taraf olmayan ve davacının kardeşi olan ... .. ve ... .... tarafından sunulan 28.10.2022 tarihli dilekçelerdeki beyanlar ve mahalli bilirkişi beyanları ile alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen yerlerden olmadığı,

yine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde aranan zilyetliğe ilişkin şartların oluştuğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 24.07.1967 tarihinden önceki döneme ait hava fotoğraflarında davaya konu taşınmazlar açısından imar ve ihyanın olduğu, ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda davaya konu taşınmazların imar ve ihyasının en az 100 yıldır tamamlandığının belirtildiği, davalı Vakfın mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğu, vakfedilmiş mallarının doğrudan hayrat mal olmayıp zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlar olduğu,

davaya konu taşınmazların en az 80 yıl fasılasız olarak ve ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, aynı çalışma alanı içerisinde kadastro tespiti gününde iktisap için belirlenen sınırı aşmadığı (40 dönüm ve 100 dönüm), 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki şartların 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce oluştuğu,

vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı dikkate alınarak ve dahili davalının davacının kardeşi olduğu ve dahili davalı tarafından da davaya konu taşınmazların babalarının yapmış olduğu taksimat sonucunda davacıya isabet ettiği beyan edildiğinden taksimat olgusunun da ispat olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ...

Mahallesinde tapuya kayıtlı 3 50... ve 5 parsel, 3 31... ve 19 parsel, 3 23... parsel, 3 25... , 16, 44... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar ... Bey Oğlu ......

Bey Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse de aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına göre vakfedilmiş mallarının doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu,

vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğu. Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ettiklerini, davanın davacı tarafından ispatlanamadığını, davacının akrabası olan birkaç tanık delili dışında hiçbir delil olmadığını, Vakıflar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerinin uygulanmayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 50... ve 5 parsel, 3 31... ve 19 parsel, 3 23... parsel, 3 25... , 16, 44, 45 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, .... Mahallesi 3 31... , 3 23... , 3 25... , 16... parselin ... oğlu ...'in, 3 31... ve 3 25... parselin ... oğlu ...'in kullanımında olduğu, 3 50... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'e, 3 50... parsel üzerindeki evin .... oğlu ...'e ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir. Davacı ... oğlu ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava açmıştır.

Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3905, K. 2025/3950, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. Kaldırma Kararı
  8. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3905
Karar No
2025/3950
Tarih
24 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3905 K.2025/3405
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3906 K.2025/12718
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3907 K.2025/7124
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3907 K.2025/4113
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3908 K.2025/12604
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3908 K.2025/3932

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.