KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4462 E., 2025/4056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1607 E., 2023/780 K.
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/135 E., 2022/236 K.
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacılar ... vd. vekili Avuka... ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar; muris ...’ün 20, 1 15... , 1 15... , 1 15... , 1 15... , 1 15... , 1 15... ,1 15... , 1 15... , 1 15... , 1 13... sayılı taşınmazlar ile 81... plakalı ... marka 2015 model otomobilini davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, murisin kanser hastası olduğunu, ölümüne iki ay kala oğlu olan davalı ...'ün evinde 15 gün kadar kaldığını, davalının murise hiçbir maddi katkısının bulunmadığını, eşi ile ayrı yaşadığını, murisin yaklaşık 20 ton fındık topladığını, ayrıca emekli olduğunu, davalının bakımına ihtiyacı bulunmadığını, davalının, babasının hastalığından ve zayıflığından faydalanarak bu akdi yaptırdığını,
murisin bilincinin yerinde olması halinde böyle bir akdi düzenlemeyeceğini, temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtları ile otomobilin tescilinin iptali ile murisin veraset ilamındaki payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; aşamada davacı ... 07.07.2020 tarihli dilekçesi ile, davacı ... 07.02.2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmişlerdir.
Birleştirilen davada davacılar vekili, murisin tüm malvarlığını ölünceye kadar bakım akdi ile davalı olan oğluna devrettiğini, amacının mal kaçırmak olduğunu, murisin kanser hastası olup hastalığının son safhasında dahi kendi evinde ikamet ettiğini, bakımı ile murisin eşi ve diğer mirasçıların ilgilendiğini, sözleşmenin geçerli olması için ahlaka ve adaba aykırı olmaması gerektiğini, ölmek üzere olan bir kişi ile ölünceye kadar bakma akdi düzenlenmesinin geçerli kabul edilemeyeceğini, sözleşme ile davacıların kanunen hakları olan saklı paylarının zedelendiğini ve zarar gördüğünü ileri sürerek davanın asıl dava ile birleştirilmesine,
öncelikle ölünceye kadar bakma akdinin iptaline, olmadığı taktirde muris muvazaası sebebine dayalı olarak miras payları oranında tapu iptali ve tescil ile trafik kaydının iptaline ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili; işlemin muvazaalı olmadığını, davalının muris ile beraber yaşadığını, birlikte ticaret yaptıklarını ve kazanç elde ettiklerini, davalının muris ve annelerinin her türlü ihtiyacını karşıladığını, murisin ayaklarından birini kaybetmesi sonrasında murisin tüm işleri ile davalının ilgilendiğini, her türlü hizmetini gördüğünü, murisin sağlığında sadece .. yer verdiğini, 15 yıldır bu yeri ... kullandığını ancak tapuda taşınmazın halen murise ait olduğunu, murisin ...
Noterliğinin 07.06.1995 tarihli vekaletnamesi ile davalıya her türlü işini takip etmesi için vekaletname verdiğini, murisin kansere yakalanmasından sonra hastaneye gidip gelmesi kolay olsun diye .. merkezden ev tutulduğunu ve davalı ile birlikte kaldıklarını, murisi davalının hastaneye götürüp getirdiğini, hizmetlerini gördüğünü, murisin ölünceye kadar bakım akdi ile 10 adet taşınmazı ve otomobili davalıya gönül rahatlığıyla ve hatırasına sahip çıkmak üzere bıraktığını, 81... plakalı traktör ile 81... plakalı otomobilin halen muris adına kayıtlı olduğunu,
davalının kardeşlerinin borcu olarak yaklaşık 600.000,00 TL'yi ödemeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin sözleşme tarihinde ehliyetli olduğu, davacılar ... ve ...’nın davadan feragat ettikleri, otomobil yönünden tarafların sulh oldukları gerekçesi ile otomobil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davanın davacılar ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davacı yönünden iddia kanıtlanamadığından esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin işlem sırasında ehliyetli olduğunun saptandığı ancak mal varlığının önemli bir kısmını davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik etmesinin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu gösterdiği, dava konusu taşınmazlardan 1 15... parselin ise dava tarihi itibariyle dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğu, davacılardan ... ve ...’nın davadan feragat ettikleri, sözleşmenin ahlaka aykırı olmadığı,
otomobil yönünden tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı gerekçeleri ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, otomobil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, iddianın kanıtlanamadığını, murisin bir bacağını kaybettiğini, daha sonra kanser hastası olduğunu, tüm tedavisinin özel hastanede yapıldığını, murisin tüm bakımı ve geçimi ile davalının ilgilendiğini, daha öncesinde davalının muris ile birlikte ticaret yaptıklarını, sözleşmenin davalının yıllar içinde muris ile birlikte çalışmasının da karşılığı olduğunu, davalının murisi birçok defa iflas etmekten kurtardığını, borçlarını ödediğini, murisin davalıyı geniş yetkiler içeren bir vekaletname ile vekil tayin ettiğini,
mal kaçırma amacı olsa davalının bu vekaletname ile işlem yapabileceğini, bakım akdinin tüm gereklerinin davalı tarafından yerine getirildiğini, tanıkların da bu yönde beyanda bulunduklarını, davacı ...’ın ise murise karşı mesafeli olduğunu, murisin bu durumu çevresine duyurmadığını, 1 13... parsel yönünden verilen kararın da hatalı olduğunu, ada parsel numarasının farklı yazılmasının maddi hata olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil ile trafik kaydının iptali ve tescili isteklerine; birleştirilen dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, olmadığı taktirde muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’ün 03.12.2017 tarihinde öldüğü, geride davacı çocukları ..... dava dışı çocukları ..... ve davalı ... ile dava dışı eşi ....’nin mirasçı olarak kaldığı; murisin 20, 1 15... (eski 171), 1 15... (eski 173), 1 15... (eski 174), 1 15... (eski 166), 1 15... (eski 176), 1 15... (eski 177), 1 15... (eski 176), 1 15... (eski 181) ve 1 18... (eski 135) parsel sayılı taşınmazları ile 81... plakalı ... marka 2015 model otomobilini ... ... Noterliğinin 04.10.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı "düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi" ile davalıya bıraktığı, davalının daha sonra 13.12.2017 tarihinde davaya konu taşınmazları anılan sözleşme uyarınca adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu 9 parça taşınmaz (1 15... parsel hariç) yönünden temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı saptanarak karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Davacının dava dilekçesi ile 1 13... parsel sayılı taşınmazı dava konusu ettiği, dosyaya giren tapu kayıtları ve ölünceye kadar bakma akdine göre ise murisin temlik ettiği taşınmazlar arasında 1 13... parselin bulunmadığı, 1 18... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda 1 18... parselin değerinin tespit edildiği, nitekim Bölge Adliye Mahkemesi kararında da bu farklılığın maddi hatadan kaynaklandığı ve dava konusu edilen taşınmazın 1 18... parsel olduğunun kabulü gerektiği belirtilmesine rağmen hükümde dava dışı kişiler adına kayıtlı 1 13... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptal-tescile karar verilmiştir.
Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin değinilen yönden temyiz itirazının kabulü ile; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının;
Hüküm fıkrasının (d) bendinin 4. ve 8. satırlarında yer alan “1 13... ” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “1 18... ”ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davacı ...’ten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4462, K. 2025/4056, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama