KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4692 E., 2025/4485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/50 E., 2025/55 K.
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ................. köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 70, 59, 11, 15, 8, 17, 18, 29, 28 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 69, 58, 10, 16, 18, 9, 28, 27 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 71, 16, 12, 17, 5, 10, 30, 29 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak senetsizden tespit edildiğini, ancak söz konusu taşınmazların tarafların mirasbırakan babaları ..........'e ait olduğunu, mirasçılar arasında taksim yapılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile davacılar adına kayıt ve tescilini istemiş; davacı ... 23.08.2019 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mirasbırakan ... ... tarafından 1989 yılında davalılara bağışlandığını, o tarihten bu yana da davalıların kullanımında olduğunu, bağış işleminden davacıların bilgisi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI, İSTİNAF, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2021 tarih ve 2019/218 Esas, 2021/219 Karar sayılı kararı ile; davalı ...'nin iki adet taşınmaz yönünden kabul beyanında bulunduğu, ancak daha sonra kastettiği taşınmazların zaten mirasbırakan adına kayıtlı olduğunu belirttiği, bu nedenle kabul beyanının hataya dayalı olduğu, çekişmeli taşınmazların tarafların mirasbırakanı ... tarafından kadastro çalışmalarından önce davalılara bağışlandığı,
mirasbırakanın taşınmazlar ile ilgisini keserek zilyetliği davalılara devrettiği, tapusuz taşınmazların taşınır hükmünde olduğu ve terekeye konu olmadığı gerekçesiyle, davacı ... yönünden ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 10.02.2022 tarih ve 2021/1266 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı ile; ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 30.11.2023 tarih ve 2022/3325 Esas, 2023/7008 Karar sayılı kararı ile; yapılan araştırmanın hüküm vermeye elverişli olmadığı açıklanarak.
Mahkemece, yeniden keşif yapılarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yerel bilirkişi ve tanıklara dava konusu ve mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların (her bir taşınmaz için ayrıntılı olarak) öncesinde kime ait olduğu, hangi nedenle kime intikal ettiği, kimin hangi sıfatla zilyet olduğu hususlarının sorulup mirasbırakanın sağlığında paylaşım yapıp yapmadığı ya da mirasçılar arasında mirasbırakanın ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli ve mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların kime kaldığı hususlarının araştırılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; dava konusu taşınmazların mirasbırakandan intikal ettiği ve mirasbırakanın sağlığında bağış yolu ile davalılara paylaştırılıp zilyetliğin de devredildiği, muris tarafından hangi taşınmazın zilyetliğinin hangi davalıya bırakıldığı, kimin hangi sıfatla zilyet olduğu hususunda yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarında kısmi çelişkiler bulunmaktaysa da davalılar adına kayıtlı taşınmazların kısım kısım bir arada/yanyana olan taşınmazlar olduğu, bu nedenle net bir beyanda bulunulamaması hususunun hayatın olağan akışına uygun olduğu,
Çaykur kayıtlarına göre davalılar tarafından dava konusu taşınmazlar üzerindeki çayların kendi adlarına veya eşleri adına alınmış çay cüzdanları ile kadastro tespiti tarihinden çok önceki bir tarihten itibaren toplanıp satıldığı, muris adına kayıtlı tek bir çaylık alan bulunması hususunun bir kısım tanığın murise ait evin bulunduğu taşınmaz ile karşısındaki taşınmazın murisin sağlığında kendi kullanımına bıraktığı yönündeki beyanları ile örtüşmesi karşısında murisin sağlığında dava konusu taşınmazları davalılara bağışladığı, yaptığı bu bağış (paylaştırma) sonrasında çekişmeli taşınmazlara ilişkin zilyetliğin teslim edildiği,
davalıların bu şekilde ekonomik amaca uygun zilyetlik kurmuş oldukları, murisin zilyetlik süresi ile birlikte davalıların zilyetlik sürelerinin kadastro tespiti tarihinde 20 yılı aşmış olduğu, murisin sağlığında yaptığı bağış ve teslim ile çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacıların terekeden gelen bir hakkının kalmadığı gerekçesi ile Davacılar .................... ve ............ tarafından açılan davanın sübut bulmadığından reddine, Davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediğini, dosya kapsamında mevcut delillerin hatalı ve eksik değerlendirilmek suretiyle hüküm tesis edildiğini, davalılardan ...’in 2 taşınmaz yönünden davayı kabul ettiğini bildirdiğini, dinlenen bilirkişi beyanlarının yanlı ve çelişkili olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, çekişmeli taşınmazların tespitinin davalıların ceddinden intikal ve taksim nedenine dayalı olarak yapıldığını, tespitte hibeden bahsedilmediğini, tespit tutanaklarındaki beyanın usul ve yasaya uygun olmadığını,
davalıların muvazaalı eylem ve işlemleri sonucu davacıların mağduriyetini doğuracak şekilde tespit tutanaklarının düzenlendiğini ve tapu kayıtlarının oluşturulduğunu, murisin kadastro tespitinden önce vefat ettiğini, bu nedenle bazı bilirkişilerin beyanında geçtiği gibi kadastro sırasında köyde bulunmadığını ve yaşı ve hastalığı nedeni ile de bu beyanları doğrulayacak nitelikte tasarrufta bulunabilmesinin hukuken ve fiziken mümkün olmadığını, dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların baskı altında ve hatalı beyanda bulunduklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
...................... köyü çalışma alanında bulunan 70, 59, 11, 15, 8, 17, 18, 29, 28 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 69, 58, 10, 16, 18, 9, 28, 27 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 71, 16, 12, 17, 5, 10, 30, 29 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak senetsizden tespit edildiği, askı ilanlarının 28.08.2009-29.09.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 30.09.2009 tarihinde kesinleştiği, mirasbırakan ... ...’in 2008 yılında öldüğü, geride davacı çocukları.........., davalılar...................e dava dışı ............in kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma ve bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz yerine getirme zorunluluğu doğar.
Somut olayda; bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, eksik araştırma ile karar verilmiş, Mahkemece yapılan keşifte dava konusu taşınmazlar tek tek gezilmek suretiyle üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin nedeni, süresi ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir.
Doğru sonuca varabilmek için önceki bozma ilamında işaret edildiği gibi Mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesini bilebilecek yaşta, tarafsız, davada yararı bulunmayan ve aynı köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tarafların bildirdikleri tüm tanıklar ile teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde yerel bilirkişi ve tanıklara dava konusu her bir taşınmaz başına ayrı ayrı gidilerek her bir taşınmaz için ayrıntılı olacak şekilde öncesinde kime ait olduğu,
hangi nedenle kime intikal ettiği, kimin hangi sıfatla zilyet olduğu hususları sorulup mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazlar da dikkate alınmak suretiyle mirasbırakanın sağlığında paylaşım yapıp yapmadığı ya da mirasçılar arasında mirasbırakanın ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli ve mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri hangi sıfatla zilyet olundukları hususları belirlenmeli, bundan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Pazar (Rize) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4692, K. 2025/4485, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama