KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4877 E., 2025/4486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/17 E., 2025/38 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 89... ve 1 93... parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığını ancak taşınmazların mera vasfında olmayıp mirasbırakanlarından intikal eden ve kendisi tarafından ekilip biçilen taşınmazlar olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kemah Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararıyla; 1 89... parsel açısından vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 1 93... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2016/14293 Esas, 2019/7471 Karar sayılı kararıyla; temyize konu 1 93... parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılması nedeniyle Bozoğlak Köyü Tüzel Kişiliğinin de davada taraf olması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 21.10.2021 tarihli ve 2020/5 Esas, 2021/49 Karar sayılı kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın mera vasfında olmadığı ve taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 1 93... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kalan kısmın mera niteliği ile özel siciline kaydına karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 20.12.2023 tarih ve 2022/6385 Esas, 2023/7649 Karar sayılı kararıyla. Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hava fotoğraflarından yararlanılmak, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişiden rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davacının ... köyü 1 89... parsel yönünden 01.04.2016 tarihli keşif sırasında davasından vazgeçtiği, davacının beyanına karşı davalı kurum temsilcisinin de vazgeçmeyi kabul ettiği, dava konusu 1 93... parsel sayılı taşınmazın aktif dere yatağının etkisi altında bulunduğu dolayısıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesi ile 1 89... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 1 93... parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın yerinde olmadığını, 1 93... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu hususunu tanık ve bilirkişilerin de beyan ettiğini, derenin etrafındaki taşınmazların kişiler adına kayıtlı olduğunu, sırf davacı açısından taşınmazın dere yatağında olduğuna ilişkin kabulün hukuken kabul edilemeyeceğini, taşınmazın mera vasfında olmadığını ve zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 93... parsel sayılı 583.224,80 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Kemah Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4877, K. 2025/4486, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama