KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/5141 E., 2025/4652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/6 E., 2025/1227 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/330 E., 2024/442 K.
Karar Metni
2.130 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .........
Mahallesinde bulunan 1 58... ve 38 parsel sayılı taşınmazların satın alma yoluyla davacıya ait olduğunu, ........ oğlu ...’ın ceddinden intikal eden ve bir bütün olarak 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız - fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf etmekte olduğu 37 parseli dava konusu 40... parseli kapsayacak şekilde 29.08.2018 tarihinde, 38 parseli ise 06.04.2017 tarihinde davacıya satarak zilyetliğini devrettiğini, davacının devir aldığı tarihte parselleri önceki malik ve zilyetten aldığı şekilde sınırlarını belirleyip tel örgü ile çevirdiğini, bir bütün halinde meyve bahçesi ve tarım arazisi olarak kullanmaya başladığını,
taşınmazları bu güne kadar kullandığını, .......
Mahallesinde 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi gereğince yenileme kadastrosu sırasında satın aldığı şekli ile bir bütün olarak kullanılan 37 parselin zeminde gösterildiği şekilde sınırlarının olduğunu, fazlalık olan kısımların ilk kadastro yapılırken tescil harici kaldığını, yenileme kadastrosu sırasında da 40... parseller olarak Hazine adına tescil edildiğini, davacının itirazı üzerine zeminde yapılan inceleme, muhtar ve bilirkişi beyanları sonucunda düzenlenen Kadastro Güncelleme Komisyon Tutanaklarıyla 158 ada, 40... numaralı parselin müvekkilinin kullanımında olduğunun tespit edilerek itiraz dilekçesinin kabulüne karar verildiğini,
dava konusu 40... parsel numaralı taşınmazların 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddeleri kapsamında imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini, bu olgunun tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 40 yıl süre ile ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunduğu yer olduğunu belirterek 158 ada, 40... parsel numaralı taşınmazların Hazine adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, zamanaşımı, husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davayı açmadan önce Milli Emlak Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu 24.02.2020 tarihli dilekçe ile adına kayıtlı 158 ada, 37... parsellerin lehine davaya konu Hazine adına kayıtlı 158 ada, 40... parseller aleyhine geçit hakkı verilmesi talebinde bulunduğunu,
idarenin 13.08.20 20... sayılı cevabi yazısı ile geçit hakkı talebinin değerlendirilebilmesi için yetkili ve sorumlu olan Lisanslı Harita Mühendislik Bürolarında geçit hakkına esas beyanname ve diğer fenni evrakların hazırlatılarak ibrazı halinde talebin yeniden değerlendirileceğinin bildirildiğini, davacının kanunen aranan belgeleri temin etmek yerine imar-ihya iddiası ile iş bu davayı açtığını, davacının imar-ihya iddiasında samimi olmadığını,
davaya konu taşınmazların bitişinde bulunan ve davacı adına kayıtlı olan 1 58... ve 38 parsellere ilişkin taşınmazların bulunduğu bölgenin 1/50000 ölçekli Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının ve taşınmazlar tapuda Hazine adına kayıtlı olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini, tescili istenen alanın bağlı olduğu köy tüzel kişiliğinin kaldırılarak Büyükşehir Belediyesi sınırları arasına alınarak mahalle statüsüne dönüştüğünü, belediye sınırları içinde kalan alanlar gelişme ve planlama kapsamındaki alanlar olduğundan zilyetliğin dayanağı olan nizasız kullanım durumunun ortadan kalktığını, tescil harici alanların imar planı hazırlanırken rezerv alan niteliği taşıdığını, özel mülkiyete geçmesi durumunda kamu yararına kullanılamayacağını, imar mevzuatına da aykırı işlem tesis edilmiş olacağını, zilyetlik davalarının tapuda kayıtlı olmayan tescil harici alanlar için açılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; çekişmeli taşınmazların 22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen...............Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığını, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre doğal sit alanı olarak tescilli olmadığını, alanda tescilli tabiat varlığı bulunmadığını, Bakanlık Makamının 16.03.2020 tarih ve 68425 sayılı olur'u ile onaylanan ............
Koruma Bölgesine ait Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde dava konusu parsellerin bir kısmının "Teknik Altyapı Alanı" kullanımında kaldığının tespit edildiğini, ..........Üniversitesi yerleşkesine ait 1/250 00... /5000 ölçekli Nazım İmar Planları ile 1/1000 ölçekl..........Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında kaldığını, planların .........
Bakanlığının 20.05.2014 tarih ve 7992 sayılı Makam olur'u ile onaylandığını, ilgili planların Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09.07.2014 tarih ve 1605 sayılı kararı ile uygun görülerek kesinleştiğini, davaya konu taşınmazların Ankara Kadastro Müdürlüğünce yürütülen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca güncelleme çalışmalarına tabi tutularak 1 58... ve 41 parsel numaralarını aldığını, Hazine adına tescil edildiklerini, güncelleme çalışmaları öncesinde tescil harici alan olması nedeniyle mülkiyet yönüyle yetkinin Hazineye ait olduğunu, Belediyeye husumet düşmediğini,
sadece ağaç dikiminin ihya sayılamayacağını, tapu kütüğüne kayıtlı bulunan ve malikinin kim olduğu belli olan taşınmazların olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu edilen alanın bir kısmının "Teknik Alt Yapı Alanı" içerisinde yer alması sebebiyle imar - ihya ile kazanılmasının da mümkün olmadığını, dava konusu alanda imar planları yapıldıktan sonra tescil talep edilmesinin dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın öncelikle husumet nedeniyle reddini, süresinde açılmayan davanın hak düşürücü süre,
süre aşımı ve derdestlik nedeniyle usulden reddini ve davanın esastan reddini istemiştir.
Yargılama sırasında ... vekili; çekişmeli taşınmazların Üniversiteye ait 39 parsel sayılı taşınmaza komşu olduğunu, çekişmeli taşınmazların da Üniversiteye ait olduğunu, 22/a ile yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek davaya dahil edilmelerini, aksi kanaatte davaya Hazine yanında müdahil olarak devam etmek istediklerini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2020/832 Esas, 2022/518 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 1 58... ve 41 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Ortadoğu Teknik Üniversitesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2023/290 Esas, 2023/849 Karar sayılı kararı ile;
eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek çekişmeli taşınmazın varsa mera tahsis kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, hava fotoğrafları ile komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ile jeoloji mühendisinden rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili mera ve zilyetlik araştırması yapılması,
davalılar ... ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu taşınmazlarda kayıt maliki olmadıklarından aleyhlerine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gereğine değinilmiş, davada Hazine yasal hasım bulunmadığı halde yanlış değerlendirme ile alınması gereken harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi de doğru bulunmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşulları oluştuğundan Hazine yönünden davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Hazine vekili ve fer'i müdahil .............Üniversitesi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazların imar planına alınma tarihi olan 2007 yılından geriye 20 yılı aşkın imar-ihya ile davacının satın alma ve eklemeli olarak malik sıfatıyla ekonomik amacına uygun zilyet bulunduğu, davacı adına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17... . maddesinde öngörülen imar-ihya ile edinim şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tapu iptali - tescil davası olduğunu, bu nedenle davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu açılardan düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, komşu parsellerin tapulama tutanaklarında dava konusu taşınmazın Karataş meraları olarak gösterildiğini bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacının davayı açmadan önce idareden geçit hakkı istediğini, bu nedenle davacının imar - ihya iddiasının samimi olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil ............. Rektörlüğü vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, çekişmeli taşınmazların üniversiteye ait olduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceklerini, bilirkişi raporlarının eksik ve hüküm vermeye elverişli olmadığını, delillerin usulüne uygun toplanmadığını, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, üniversite aleyhine harca hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
......Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazlar 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra, yörede yeniden yapılan Kadastro çalışması sonucunda 1 58... ve 41 parsel numaraları ile 960, 97... ,88 metrekare olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı ve satın alma yoluyla zilyetliğe dayanarak dava açmış; çekişmeli taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, tarafların istinaf istemleri de reddedilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de taşınmazın önceki niteliği ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, zilyetliğe ara verilip verilmediği, taşınmaz etrafındaki telin ne zaman çekildiği kesin olarak belirlenmemiş, denetime elverişli şekilde usulünce senetsiz araştırması yapılmamış, yetersiz hava fotoğrafı uygulaması ile yetinilmiş, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespitine dayanak kayıtları ile 22/a evrakı eksiksiz olarak getirtilmemiş,
çekişmeli taşınmazların komşularının tespitine esas kadastro tespit tutanaklarında çekişmeli taşınmazlar yönü mera okunmasına rağmen bu konuda yeterli araştırma yapılmamış, sonraki vasıf değişikliğinin mera vasfını ortadan kaldırmayacağı hususu göz ardı edilmiş, davalı Hazinenin belirttiği şekilde davacının dava konusu taşınmazlarda geçit hakkı isteği olup olmadığı hususu değerlendirilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu tüm taşınmazların (Komşu taşınmazların tespit tutanaklarına ekli krokide Karataş meraları olarak gösterilen bölümlerdeki taşınmazların ada ve parsel numaraları da belirlenerek) kadastro tespit tutanakları ile dayanak kayıtları, davalı iseler dava dosyaları ve taşınmazlarla ilgili 22/a evrakı getirtilerek dosyasına konulmalıdır.
Bundan sonra; .........Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazların tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı;
mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı,kullanıma ara verilip verilmediği, taşınmazların imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, evvelinin mera olup olmadığı, taşınmazların etrafının ne zaman çevrildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı;
bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye gerek dosya arasında mevcut ve gerekse dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazilerin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanıma ara verilip verilmediğini, taşınmazlarda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını,
imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenmeli;
ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli rapor düzenlettirilmeli.
Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı ve bayileri adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı,
senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı,
çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanaklarında dava konusu taşınmazlar mera olarak gösterildiğinden sonraki vasıf değişikliğinin mera vasfını ortadan kaldırmayacağı ve dava konusu taşınmazların evveliyatının mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun iktisaba elverişli olmadığı hususları göz önünde bulundurulmak ve davacının dava konusu taşınmazlarda geçit hakkı isteği de gözetilmek suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin ve fer'i müdahil .............Teknik Üniversitesi Rektörlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Davalı Hazine ve fer'i müdahil ...... Üniversitesi Rektörlüğü harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Peşin yatırılan harcın talep halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5141, K. 2025/4652, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama