KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/5217 E., 2025/5089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1267 E., 2025/827 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çardak Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/88 E., 2025/33 K.
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazını emanet olarak davalıya devrettiğini, iki yıl sonra bedelsiz olarak taşınmazın tekrar kendisine iade edileceğini, bu hususa ilişkin sözleşme yapıldığını, iade talebine rağmen taşınmazın devredilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedele ve sözleşme gereği ceza-i şartın davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değerinin 32.750,00 TL olduğu, anılan miktarın İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ve ceza-i şartın tazmini istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı tarafından 03.01.2022 tarihinde eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince 05.02.2025 tarihinde davanın reddine dair karar verildiği bu kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlara karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 hükmü uyarınca istinaf yoluna başvurulamaz. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın ek 1. maddesinde: "(1) 200, 201, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başında geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü düzenlenmiştir.
Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Somut olaya gelince; dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri 32.750,00 TL olup anılan miktarın dava tarihi (2022) itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin kararının doğru olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemecesince, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında istinaf incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5217, K. 2025/5089, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama