KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2026/1093 E., 2026/1848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/2908 E., 2025/2684 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/46 E., 2025/280 K.
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; davalı Belediyenin mülga 3030 sayılı Kanun uyarınca devretmekle yükümlü olduğu dava konusu 86 75... parsel, 86 75... parsel, 86 78... parsel ve 86 78... parsel sayılı taşınmazları devretmediğini, anılan taşınmazların ilçe belediyelerinin kurulduğu 1984 yılı öncesinden bu yana belediye hizmetlerinde kullanılmakta olup Belediyelerinin sorumluluk alanında kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı ... Belediyesi adına tescilini istemiştir.
Davalı; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olmadığını, 3030 sayılı Kanun'un 2004 yılında yürürlükten kaldırıldığını, mülga Kanun'a dayalı olarak hak iddia edilemeyeceğini, Kanun'da öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların devrinde yetkinin İl İdare Kuruluna ait bulunduğunu ve 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde belirtilen devri mümkün olmayan taşınmazlardan olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 3030 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ise de her hadisenin meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tâbi olacağı, keşifte yapılan gözlem ve ek bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesinde belirtilen taşınmazlardan olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş
; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1093, K. 2026/1848, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama