KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2026/413 E., 2026/2334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1164 E., 2025/1439 K.
- İlk derece mahkemesi
- Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/150 E., 2024/574 K.
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1973 yılında yapılan kadastro çalışmalarında "ırmak yatağı" olarak tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili; ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan, sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmaz bölümünü, davacının nizasız fasılasız 20 yılı aşkın zamandır kullandığını ileri sürerek irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının taşınmazın tüm mirasçılar yerine kendisi adına tescilini talep ettiği, dava tarihi olan 15.03.2021 tarihi itibariyle davacının 20 yıllık zilyetlik süresini doldurmadığı, davacının, murisi ...'in eklemeli zilyetliğine dayandığı ancak davacının, taşınmazın muris ...'ten kendisine intikal ettiği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARA R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/413, K. 2026/2334, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama