KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2016/2408 E., 2017/1040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
- Mahkeme
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
b) Re'sen de temyize tabi
Temyiz incelemesi, sanık müdafiinin isteği üzerine duruşmalı olarak yapıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç konusu net 43160 gram esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 3. ve 61. maddelerinde öngörülen orantılılık ilkesi gereğince; temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırın çok üzerinde 16 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla hapis cezasına hükmedilmesi,
2- Suç konusu net 43160 gram esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 3. ve 61. maddelerinde öngörülen orantılılık ilkesi gereğince; temel gün adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınır daha fazla aşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki savunması bu nedenle yerinde olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/2408, K. 2017/1040, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama