İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/142 K.2017/4451

Adalet Bakanlığı'nın, 06/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3.…

Esas2017/142Karar2017/4451Tarih5 Ekim 2017Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2017/142 E., 2017/4451 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.122 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 06/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 16/01/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

Sanık hakkında 30.06.2014 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama sonucunda, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağından bahisle, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararı ile sanık hakkında her hangi bir ceza tayin edilmeden 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1- 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” biçimindeki düzenleme gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sonrasında sanığın aleyhine olacak şekilde 6545 sayılı kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde,

2- 28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi değiştirilmiş olup; yapılan değişiklikle maddenin, "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır....

(8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlendiği nazara alındığında, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan yapılan kovuşturmada eylemin uyuşturucu madde kullanmak suçuna dönüştüğünden bahisle anılan Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de,

temel cezanın öncelikle hapis olarak belirlenip 5237 sayılı Kanun’un 61/5. maddesine göre artırım ve indirimlerin hapis cezası üzerinden yapılarak sonuç cezanın tespit edilmesini müteakip sanık hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

(1) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:

28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, öncelikle TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecek, 3. fıkrası uyarınca da erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacak, ayrıca gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilecektir.

Bununla birlikte, 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan davalarda eylemin yargılama aşamasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda bu kez sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi öngörülmüş ve bu şekilde soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen denetimli serbestlik ve gerekli görülmesi halinde tedavi kararlarının, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından verilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.

6545 sayılı Kanun’un madde gerekçelerinde yer alan “Böylelikle, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının, kovuşturma aşamasında suçun vasfının değişmesi durumunda mahkeme tarafından verilmesi sağlanmaktadır.” ifadesine nazaran kanun değişikliğinin amacı da bu yöndedir. Bu şekilde, soruşturma aşamasında hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan kişilere bu hak tanınmış olacaktır.

Kişilerin uyuşturucu madde kullanmaktan uzak tutulmaları ve gerekli görülmesi halinde tedavilerinin yapılarak topluma kazandırılmalarına imkan sağlamak amacıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin denetim süresi içinde yasada belirlenen süreler dahilinde denetimli serbestlik ve tedavi gibi yükümlülüklere hükmedilmesi kovuşturmayı yapan mahkemenin yetkisindedir.

Açıklanan nedenlerle, somut olayda uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan davalarda eylemin yargılama aşamasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan hükümlü hakkında TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen denetimli serbestlik tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi yasaya uygun olup, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

(2) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:

CMK'nın 231. maddesinin 1. fıkrasında, "Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." aynı Kanun'un 232. maddesinin 6. fıkrasında, "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." hükümleri öngörülmüştür.

Belirtilen hükümlere göre, sanık hakkında, öncelikle CMK'nın 232. maddesinin 6. fıkrası gereğince, “223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, tayin olunan ceza miktarının ve kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığının” hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi, denetime imkan verecek şekilde ve başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulması; daha sonra kurulan bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumlar karşısında somut olayda, açıklanacak bir hüküm kurulmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerindedir.

D) Karar :

Açıklanan nedenlere göre;

1- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkin (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE,

2- Sanık hakkında her hangi bir hüküm kurulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkin (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/142, K. 2017/4451, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2017/142
Karar No
2017/4451
Tarih
5 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/143 K.2017/5383
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/143 K.2017/6534
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/143 K.2017/12235
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/144 K.2017/4703
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2017/144 K.2017/3087
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/145 K.2017/7203

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.