İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3245 K.2017/6004

Adalet Bakanlığı'nın, 13/06/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşmesine dair İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2016 tarihli ve 2016/404 esas, 2016/392 sayılı…

Esas2017/3245Karar2017/6004Tarih23 Kasım 2017Okuma6 dk · 1.116 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2017/3245 E., 2017/6004 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.116 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 13/06/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşmesine dair İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2016 tarihli ve 2016/404 esas, 2016/392 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/07/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli hakkında, 17/02/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 21/03/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği,

2- Erteleme kararının şüpheliye tebliğe çıkarıldığı ve savunmasında bildirdiği adreste 19/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

3- Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararının bir örneğinin de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için 22/03/2016 tarihli üst yazı ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, bunun üzerine Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ihtarlı çağrı kağıdının şüpheliye tebliğe gönderildiği, bu çağrının şüphelinin savunmasında bildirdiği adreste 06/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

4- Şüphelinin çağrıya uymaması üzerine bu kez çağrıya uymamasının sonuçlarını ve hakkında kamu davası açılacağı ihtarını içeren uyarı yazısı gönderildiği, uyarı yazısının 05/05/2016 tarihinde adresine tebliğ edildiği,

5- Buna rağmen şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği” gerekçesi ile kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması isteğiyle 04/08/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı,

6- Şüpheli hakkındaki iddianame mahkemece kabul edilerek yargılamaya başlanıldığı ancak, yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2016 tarihli ve 2016/404 esas, 2016/392 sayılı kararı ile “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sonuçlarının şüpheliye Cumhuriyet Başsavcılığınca ihtar edilmediği, bu hususun da kovuşturma şartı olduğu” şeklindeki gerekçeye dayanılarak kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle “kamu davasının düşmesine” ve ayrıca “sanığın durumun değerlendirilmesi ve denetimi serbestlik tedbirinin yeniden uygulanması yönünden keyfiyetin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "kişinin, erteleme süresi zarfında; a) kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı;

Somut olayda ise sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde kullanma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığa, anılan kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiğinde şüphe bulunmamakta ise de, söz konusu tebliğin usulünce yapılmadığı gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, aksi halde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan,

mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 14/09/2015 tarihli ve 2015/8259 esas, 2015/3572 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2016 tarihli ve 2016/404 esas, 2016/392 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir.

CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmü öngörülmüştür.

Somut olayda her ne kadar mahkemece “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sonuçlarının TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından usulüne uygun bir şekilde şüpheliye ihtar edilmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği” gerekçesi ile “kamu davasının düşmesine” ve ayrıca “sanığın durumun değerlendirilmesi ve denetimli serbestlik tedbirinin yeniden uygulanması yönünden keyfiyetin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarına” karar verilmiş ise de,

Şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 21/03/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının “Şüphelinin, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılacak çağrılara, yüklenecek yükümlülüklere veya gerekli görülmesi halinde tabi tutulacağı tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında TCK'nın 191/1 maddesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılacağı” ihtarını içerdiği ve erteleme kararının şüpheliye 19/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu şekilde TCK'nın 191/2. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki şartın yerine getirilmiş olduğu,

şüphelinin bu şekilde uyarıyı içeren kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını tebliğ aldığı ve itiraz da etmediği,

Takip eden süreçte, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen ihtarlı çağrı kağıdını tebliğ aldığı halde çağrıya uymadığı, bunun üzerine çağrıya uymamasının sonuçlarını ve hakkında kamu davası açılacağı ihtarını içeren uyarı yazısı gönderildiği, uyarı yazısının da şüpheliye tebliğ edildiği, bu ikinci uyarıya rağmen de şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği anlaşıldığından TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartının gerçekleştiği ve mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerektiği,

Ayrıca, mahkemece “kamu davasının düşmesine” karar verilerek, CMK’nın 223. maddesinde sayılan ve davanın esasını çözen karar türlerinden “düşme” kararı ile yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanığın bütün yükümlülükleri ortadan kalkacağından, somut olayda olduğu gibi “sanığın durumun değerlendirilmesi ve denetimli serbestlik tedbirinin yeniden uygulanması yönünden keyfiyetin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarına” şeklinde karar verilerek hüküm karıştırılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, somut olayda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu" gerçekleşmiş olduğundan mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken,

“kamu davasının düşmesine” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra “sanığın durumun değerlendirilmesi ve denetimli serbestlik tedbirinin yeniden uygulanması yönünden keyfiyetin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden kanun yararına bozma talebi bu değişik gerekçe ile kabul edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2016 tarihli ve 2016/404 esas, 2016/392 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/3245, K. 2017/6004, 23 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3245
Karar No
2017/6004
Tarih
23 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/3245 K.2017/13075
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/3245 K.2017/6710
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/3246 K.2017/13066
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/3246 K.2017/16084
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3246 K.2017/7389
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/3246 K.2017/13432

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.