KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/14979 E., 2022/945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
- Mahkeme
- SAMSUN Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- 1) Mahkûmiyet: Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 - 2018/373 esas ve 2019/76 sayılı kararı (... ve ... ... hakkında
- 2) Beraat
- Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 2018/373 esas ve 2019/76 sayılı kararı (Abdol hakkında
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
3)İstinaf başvurusunun esastan reddi:Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13/11/2019 - 2019/2276 esas ve 2019/2127 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar ... ve ... ... müdafileri ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak Cumhuriyet savcısının dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında “ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbî afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza Kanununun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır” hükmünün öngörüldüğü, 13.01.1964 tarihli ve 1963/2-1964/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “765 sayılı TCK’nın 403/6. maddesinde sayılmayan maddelerin bu bent kapsamında değerlendirilemeyeceğinin'' belirtildiği, “afyon sakızı veya ham afyonun” 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 1 ve 3. fıkraları kapsamında “uyuşturucu madde” olmasına rağmen, aynı maddenin 4. fıkrası kapsamına girmediği,
bu konuda afyon sakızının (ham afyonun) içerdiği etken maddenin dikkate alınamayacağı, metamfetaminin de TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde tanımlanan maddelerden olmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 188/4- a maddesinin uygulanmasına esas olarak bu maddelerin de gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının sanık hakkında TCK’nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından ‘morfin’ ve ‘metamfetamin’ ibarelerinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin talebinin hükmedilen ceza süresine göre CMK’nın 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında “ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbî afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza Kanununun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır” hükmünün öngörüldüğü, 13.01.1964 tarihli ve 1963/2-1964/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında “765 sayılı TCK’nın 403/6. maddesinde sayılmayan maddelerin bu bent kapsamında değerlendirilemeyeceğinin'' belirtildiği, “afyon sakızı veya ham afyonun” 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 1 ve 3. fıkraları kapsamında “uyuşturucu madde” olmasına rağmen, aynı maddenin 4. fıkrası kapsamına girmediği,
bu konuda afyon sakızının (ham afyonun) içerdiği etken maddenin dikkate alınamayacağı gözetilmeden; sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca artırılması,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/14979, K. 2022/945, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama