KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/15362 E., 2024/16532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/154 E., 2020/102 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2012 tarihli ve 2010/387 Esas, 2012/421 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 01.03.2017 tarihli ve 2015/11175 Esas, 2017/1483 Karar sayılı kararı ile;
"Sanığın evinde 28,6 kg esrar bulundurduğu iddiasıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada, yapılan yargılama sonucunda, sanığın aşamalarda suçu ve suçla ilgili delilleri kabul etmediği anlaşıldığından, tutanağı düzenleyen tutanak tanıklarının beyanları alınmadan, suç tarihi itibariyle esrarın ele geçirildiği evin fiilen kim tarafından kullanıldığı hususunda kolluk araştırması yapılmadan, sanığın suç tarihinde, öncesinde ve sonrasında oturduğu adresler araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 2. Delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/15362, K. 2024/16532, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama