İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/22033 K.2023/4091

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir…

Esas2020/22033Karar2023/4091Tarih8 Mayıs 2023Okuma8 dk · 1.543 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/22033 E., 2023/4091 K.·T Utuklu

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/2003 E., 2020/2654 K.
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler
İstinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler
Sanıklar ve müdafileri
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.543 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/344 Esas, 2019/483 Karar sayılı kararı ile;

Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/2003 Esas, 2020/2654 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Sanığa son söz hakkı verilmediğine,

2. Karar celsesinde tutukluluk halinin değerlendirilmediğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma olanağı olmadığına, 4. Her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığına, 5. Çok ceza aldığına, İlişkindir.

B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun yasal unsurları oluşmadığına, 2. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 3. Suçun oluşabilmesi için tahmine değil, kesin ve inandırıcı delile dayanması gerektiğine, 4. Sanığın olaydaki rolü ve konumunun mahkemece tam olarak tespit edilmediğine, olaydaki konumu diğer beraat eden sanıklar ile aynı olduğuna, hiçbir farklılık arz etmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası kapsamında kaldığına, 5. Eksik ve hatalı bir karar verildiğine, 6. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının eksik ve hatalı bir kararın meydana gelmesine sebep olduğuna, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık ... hakkında; 06.10.2018 tarihli olay yönünden; her ne kadar sanık ... aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında

atılı suçu işlemediğini ifade etmişse de, sanığın inkara dönük savunmalarının aksinin tanık ...'in aşamalarda istikrarlı beyanları, uzmanlık raporu, teşhis tutanağı, fiziki takip tutanağı ve tape kayıtları ile ispat edildiği her türlü şüpheden uzak bir şekilde anlaşılmakla; sanık ...'ın, tanık ...'e 20 TL karşılığında MDMA etken maddesini içeren bir adet hapı sattığı sabit kabul edilerek,

11.10.2018 tarihli olay yönünden; her ne kadar sanık ... aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında atılı suçu işlemediğini ifade etmişse de, sanığın inkara dönük savunmalarının aksine tanık ...in kollukta alınan 11.10.2018 tarihli ifadesi hariç diğer tüm beyanlarında olay tarihinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri sanıktan aldığına dair istikrarlı beyanları, uzmanlık raporu, teşhis tutanağı, fiziki takip tutanağı ve tape kayıtları ile ispat edildiği her türlü şüpheden uzak bir şekilde anlaşılmakla; sanık ...'ın, tanık Muhammet'e 50 TL karşılığında MDMA etken maddesini içeren 2 adet hapı sattığı sabit kabul edilerek,

Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde tanıklara suça konu uyuşturucu maddeleri satmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca temel cezasında artırım yapıldığı, "takdiri indirim nedenleri" başlıklı 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde; indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sayılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 20/06/1995 tarih 1994/92 - 1995/14 sayılı kararında "... şahsi durum deyimi, suçlunun psikolojik ve sosyo-psikolojik durumu ile ilgili olup, kişisel yapısı ve buna etkili olan ailevi ve toplumsal konumu ifade eder. Sosyal durum ise suçlunun toplum içinde bulunduğu mevkidir. Sosyal durum objektif ve subjektif olarak değerlendirilir.

Kişinin geliri, öğrenimi ve eğitimi ile mesleği, medeni hali gibi hususlar objektif ve subjektif değerlendirmenin ölçüleridir" denilmiştir. "...fail çevresi ile iyi geçiniyor mu, yoksa geçimsiz biri olarak mı tanınıyor, failin eğitimi, mesleği, geliri, sağlık durumu, alışkanlıkları, engelli olup olmaması, aile ilişkileri, sosyal çevre ile ilişkileri, diyalogları nasıl, mahkeme bu hususları da takdiri indirim nedenlerini uygularken değerlendirecektir" şeklinde doktirin ve uygulamada görüşlere de yer verildiği, (... ......

Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Genişletilmiş ve Güncellenmiş 2. Baskı ... 2014-2.Cilt Sayfa 2053) bu doğrultuda sanık ...'ın adli sicil kaydının tetkikinde; birden fazla farklı suç yönünden kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunduğu, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1937 Esas 2010/2101 Karar sayılı ilamı yönünden de

mükerrir olduğu görülmekle tüm bu hususlar yukarıda değinilen içtihat ile uygulama görüşleriyle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça eğilimli kişi olduğu ve aşamalarda pişmanlığını dile getirmemiş olması dikkate alınarak hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının oluşa, dosya kapsamına ve ceza adaletine uygun olacağı değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilemeyeceğine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında;

Her ne kadar sanık ...'in aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında üzerine atılı bulunan suçu inkar ettiği görülmüşse de, somut olay kapsamında ifadesine başvurulan tanık ...'ın aşamalarda vermiş olduğu beyanlarında olay tarihinde yukarıda isimleri geçen arkadaşları ile birlikte aralarında para toplayarak sanık ...'e kendilerine uyuşturucu madde getirmesi için verdiğine dair istikrarlı beyanları, olay kapsamında yapılan ara yakalamada tanıkların aracında ele geçirilen sentetik kannabinoidler grubunda yer alan AMB-FUBINACA etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği,

fiziki takip tutanağı ve tape kayıtları ile de teyit edilmesi hususları kül halinde değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin somut olayda değerlendirilmesi, "takdiri indirim nedenleri" başlıklı 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde, indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sayılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 20/06/1995 tarih 1994/92 - 1995/14 sayılı kararında "... şahsi durum deyimi, suçlunun psikolojik ve sosyo-psikolojik durumu ile ilgili olup, kişisel yapısı ve buna etkili olan ailevi ve toplumsal konumu ifade eder. Sosyal durum ise suçlunun toplum içinde bulunduğu mevkidir. Sosyal durum objektif ve subjektif olarak değerlendirilir.

Kişinin geliri, öğrenimi ve eğitimi ile mesleği, medeni hali gibi hususlar objektif ve subjektif değerlendirmenin ölçüleridir" denilmiştir. "...fail çevresi ile iyi geçiniyor mu, yoksa geçimsiz biri olarak mı tanınıyor, failin eğitimi, mesleği, geliri, sağlık durumu, alışkanlıkları, engelli olup olmaması, aile ilişkileri, sosyal çevre ile ilişkileri, diyalogları nasıl, mahkeme bu hususları da takdiri indirim nedenlerini uygularken değerlendirecektir" şeklinde doktirin ve uygulamada görüşlere de yer verildiği, (... ......

Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Genişletilmiş ve Güncellenmiş 2. Baskı ... 2014-2.Cilt Sayfa 2053) bu doğrultuda sanık ...'in adli sicil kaydının tetkikinde; birden fazla farklı suç yönünden kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunduğu görülmekle tüm bu hususlar yukarıda değinilen içtihat ile uygulama görüşleriyle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suça eğilimli kişi olduğu ve aşamalarda

pişmanlığını dile getirmemiş olması dikkate alınarak hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının oluşa, dosya kapsamına ve ceza adaletine uygun olacağı değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilemeyeceğine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünün belirtilmesi dışında hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Hükme esas alınan sanıklar hakkında uygulanan iletişimin tespiti ve dinlenmesi tedbiri kapsamında elde edilen iletişim tespit çözüm tutanaklarının (TAPELERİN), denetime olanak verecek şekilde aslı veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması, sanıkların kayıtlardaki konuşmaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde, ses örnekleri alınarak, konuşmaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması,

ses kayıtlarının sanıklara ait olduğunun saptanması halinde, telefon konuşmalarının somut olaylarla ve gerçekleşen olgularla birlikte ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/2003 Esas, 2020/2654 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22033, K. 2023/4091, 8 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  6. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  9. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  10. IV. Gerekçe
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/22033
Karar No
2023/4091
Tarih
8 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/27934 K.2023/18206
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/28002 K.2023/18521
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/30117 K.2023/18025
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/32731 K.2023/18107
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33637 K.2023/18207
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/34396 K.2023/17788

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.