İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3684 K.2020/4900

Adalet Bakanlığının, 16/04/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 tarihli ve 2016/380 esas,…

Esas2020/3684Karar2020/4900Tarih5 Ekim 2020Okuma5 dk · 918 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/3684 E., 2020/4900 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, 16/04/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 tarihli ve 2016/380 esas, 2016/819 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Sanık hakkında, 19/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 18/12/2015 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararında itiraz hakkının gösterildiği ve 06/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

2- Sanığın erteleme süresi zarfında 25/12/2015 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,

3- Yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 tarihli ve 2016/380 esas, 2016/819 sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklinde, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenlemelere yer verildiği;

Dosya kapsamına göre, 19/10/2015 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/12/2015 tarihli ve 2015/60841 soruşturma, 2015/1250 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, sanığın erteleme süresi zarfında aynı suçu 25/12/2015 tarihinde yeniden işlediğinden bahisle, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 26/05/2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde adı geçen sanığın anılan Mahkemesince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,

18/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın doğrudan mernis adresine 06/01/2016 tarihinde tebliğ edilerek denetime başlandığı, sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca şüphelinin bilinen son adresine tebliğe gönderilmesi gerekirken, doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılmasının yasaya aykırı olduğu, kararın usulüne uygun kesinleştirilmediği, sanığın denetim sürecinde de karardan haberdar olmadığı, kaldı ki usulsüz tebligat tarihinin 2. suçun işlendiği tarihten sonra olduğu,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki hükme nazaran, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 14/09/2015 tarihli ve 2015/8259 esas, 2015/3572 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle durma kararı verilerek, şüpheli hakkında geçerli tebligat işlemleri yapıldıktan sonra müracaat etmesi halinde denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi,

denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 tarihli ve 2016/380 esas, 2016/819 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanığın TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, 09/05/2019 tarihli ek kararla erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmişse de, 29/12/2016 tarihli ilk hükmün bozulması durumunda aynen infaz kararının hükümsüz kalacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,

Her ne kadar kanun yararına bozma talebinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden erteleme süresi zarfında işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle açılan dava sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozma talep edilmişse de,

Esasen Mahkemece, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 06/01/2016 tarihinde tebliğ edilmesinden önce işlenen 25/12/2015 tarihli suçun ihlal kabul edilemeyeceğinin tespit edilmiş olduğu, ancak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatlara rağmen sanığın kuruma başvurmaması nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca ısrar şartının gerçekleştiği gerekçesiyle yargılama şartının oluştuğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış olup,

Soruşturma aşamasında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak isim ve imza vermekten imtina eden komşusunun beyanına göre sanığın işte olması ve adreste başka tebliğ yapılacak kimse de bulunmadığından Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre mahalle muhtarına tebliğ edilmesi yasaya uygun olmakla birlikte, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmesi yasaya aykırı olduğu için kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemez.

Dolayısıyla, kesinleşmemiş kararla ilgili sanığın yükümlülüklere uymaması eyleminin gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığından, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, sanığa çıkarılacak tebliğat mazbatasının üzerine ''bu karara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu” şerhi yazılmak suretiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak yeniden tebliğ edilerek kararın infazına devam edilebilmesi için “kamu davasının durmasına” karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,

yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2016 tarihli ve 2016/380 esas, 2016/819 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/3684, K. 2020/4900, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3684
Karar No
2020/4900
Tarih
5 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3684 K.2020/5665
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/3684 K.2020/8425
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/3685 K.2020/13131
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/3685 K.2020/8436
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/3685 K.2020/8413
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3685 K.2020/4890

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.