KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/3865 E., 2021/463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2021
- Mahkeme
- ADANA 20. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerinemahkûmiyet
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresinden farklı bir adres olan "...." adresine Tebligat Kanunu kapsamında çıkarılan tebligatın "muhatabın adreste tanınmadığı gerekçesiyle" İADE edildiği; bu nedenle yeniden sanığın aynı zamanda bilinen son adresi ve MERNİS adresi olan "..." adresine Tebligat Kanununun 21. maddesi kapsamında çıkarılarak "muhatabın taşınmış olması nedeniyle" tebligatın muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 15/05/2014 tarihli 2014/228 esas ve 2014/753 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu,
sanığın yaptığı itirazın, 30/05/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/3865, K. 2021/463, 14 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama