İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/5134 K.2020/4897

Adalet Bakanlığının, 23/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine dair Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/128 esas,…

Esas2020/5134Karar2020/4897Tarih5 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.117 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/5134 E., 2020/4897 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.117 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, 23/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine dair Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/128 esas, 2017/527 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/08/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Sanık hakkında, 04/06/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda, 08/08/2014 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine, 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterildiği ve 14/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği,

2- Sanığın erteleme süresi zarfında 07/04/2015 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,

3- Yapılan yargılama sonucunda Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/128 esas, 2017/527 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tefhim edildiği ancak yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1)Sanık hakkında, 04/06/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin kamu davasının ertelenmesi kararı verildikten sonra sanığın gerçekleştirdiği iddia olunan 07/04/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi sabit kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de.

07/04/2015 tarihinde sanığın sağ arka koltukta bulunduğu araç içerisinde yapılan arama neticesinde, aracın direksiyonunun sol kısmında suboxone isimli hap ele geçirilmesi ve arama tutanağında ...'in bu hapın kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin belirtilmesi, ... isimli şahıstan ve oturduğu koltuğun üzerinden eroin maddesi olduğu düşünülen maddelerin ele geçirilmesi, ele geçen eroin maddeleri ile ilgili olarak ... 'ın kendisinden ele geçen ve oturduğu yerde bulunan eroin maddelerinin ...'e ait olduğunu beyan etmesi, ...'in ise eroin maddelerinin ... 'a ait olduğunu beyan etmesi,

bu kişilerin eroin maddelerinin ...'e ait olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmamaları, sanık ...'in kolluktaki beyanında, abisi...ile birlikte, ... isimli şahıstan Suboxone isimli hapı temin etmek üzere araca bindiklerini, ancak temin edemediklerini, aracın içerisinde ...'in ...'a iki paket eroin maddesi verdiğini, sonra ... ve ...'in araçta eroin maddesini kullandıklarını, ele geçen uyuşturucu maddeleri ile kendisinin bir ilgisinin olmadığını, eroin maddelerinin ...'e ait olduğunu, kendisinin uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu beyan etmesi, sanığın abisi olan ....'in de sanıkla benzer mahiyette ifade vermesi,

yapılan üst aramasında sanıktan uyuşturucu madde ele geçirilmemesi ve ele geçen uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğuna dair delil bulunmaması, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu kabul etmesine rağmen, somut olayda uyuşturucu madde kullandığına ilişkin fiili ve tıbbi bir tespitte bulunulmaması karşısında; sanık hakkında 07/04/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun sabit olmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,

2) Kabule göre de;

Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile ceza miktarının “iki yıldan beş yıla kadar hapis” olarak değiştirildiği cihetle, suç tarihinin 04/06/2014 olması karşısında aleyhe kanun değişikliğinin sanık hakkında uygulanamayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,

ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekirken, yazılı şekilde lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadan fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." denilerek, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/128 esas, 2017/527 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanığın TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, 18/09/2019 tarihli ek kararla erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmişse de, 17/12/2019 tarihli ek kararla infazın durdurulduğu ve 06/07/2017 tarihli ilk hükmün bozulması durumunda aynen infaz kararının hükümsüz kalacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,

1- 04/06/2014 tarihli ilk suça ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen 07/04/2015 tarihli suça ilişkin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin talebin incelenmesinde;

Somut olayda, Mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda hem 04/06/2014 tarihli ilk suça ilişkin olarak hem de erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen 07/04/2015 tarihli suça ilişkin olarak mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu kanaatine ulaşılıp, yargılama konusunu oluşturan 04/06/2014 tarihli suç bakımından “mahkûmiyet” kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemenin takdiri ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin hususlar kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna konu olamayacağından, kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ilişkin talebin incelenmesinde;

İnceleme konusu olayda yargılama konusu suç 04/06/2014 tarihli ilk suç olup, bu tarihte yürürlükte olan 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu,

bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, ancak Mahkemece hüküm kısmında temel cezanın “takdiren alt sınırdan” belirlendiği şeklindeki ibareye yer verildiği halde, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesi uygulanarak temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu,

Ceza Genel Kurulunun 25/09/2018 tarihli ve 2015/13-1066 esas, 2018/373 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, söz konusu yasaya aykırılığın düzeltilmesi durumunda sanık hakkında hükmedilebilecek cezanın kısa süreli hapis cezası olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bu durumda sanık hakkında TCK'nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırım uygulanma ihtimali gündeme geleceğinden, Mahkemece kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğine ilişkin değerlendirme yönünden davanın esası çözülmemiş olup CMK'nın 309/4-b maddesi kapsamında kanun yararına bozma nedenine göre hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen gereğinin mahkemece yapılması gerektiği gözetilerek, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.

D) Karar:

Açıklanan nedenlere göre;

1- 04/06/2014 tarihli ilk suça ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen 07/04/2015 tarihli suça ilişkin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,

2- Sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ilişkin kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/128 esas, 2017/527 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/5134, K. 2020/4897, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5134
Karar No
2020/4897
Tarih
5 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/5134 K.2020/9749
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/5135 K.2020/17430
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/5135 K.2020/5086
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/5135 K.2020/7963
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/5136 K.2020/14221
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/5136 K.2020/7708

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.