İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/13907 K.2021/13181

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ve İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve…

Esas2021/13907Karar2021/13181Tarih8 Aralık 2021Okuma13 dk · 2.568 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2021/13907 E., 2021/13181 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.568 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ve İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli, 2019/890 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/05/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 27/02/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2016 tarihli ve 2016/26256 soruşturma, 2016/1300 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2016 tarihli ve 2016/93698 soruşturma, 2016/32982 esas ve 2016/27474 ayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2016/959 esas, 2018/681 sayılı kararı ile; sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 10/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

2- Şüpheli hakkında, 25/06/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 tarihli ve 2017/88361 soruşturma, 2017/35006 esas ve 2017/26197 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4-6. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3- İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, bir yıllık denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 05/03/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

4- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 18/01/2019 tarihinde, “İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/690 esas, 2018/383 karar sayılı ilamı ile sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 20/06/2017 olduğu, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/970 esas, 2018/93 karar sayılı ilamı ile sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 25/06/2017 olduğu, eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, her iki dosyanın birleştirilerek 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği” gerekçesiyle, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasının talep edildiği,

5- İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı ek kararı ile; Cumhuriyet savcılığının talebindeki hususların sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığı, soruşturma aşamasında alınan UYAP çıktısının dosya arasında

olduğu, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına 30/09/2019 tarihinde itiraz edildiği,

6- İtirazı inceleyen merci İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararı ile; 12/02/2019 tarihli ek kararın 13/02/2019 tarihinde görüldüsü yapıldıktan sonra 7 günlük itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği,

7- Cumhuriyet savcısı tarafından, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin talep edildiği,

8- Dosya arasında bulunan İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararının incelenmesinde, sanığın 17/05/2017- 20/05/2017, 16/06/2017 ve 20/06/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08/06/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ile,

Aynı suçtan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile,

Anılan kararı müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince yapılan yargılamanın yenilenmesi ve infaz durdurulması talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 12/02/2019 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre,

27/02/2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, sanık hakkında evvelce, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/03/2016 tarihli ve 2016/26256 soruşturma, 2016/1300 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak adı geçen suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2016 tarihli ve 2016/93698 soruşturma, 2016/32982 esas, 2016/27474 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı,

yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatine dair İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2016/959 esas, 2018/681 sayılı kararın verildiği ve anılan kararın da istinaf edilmeksizin 10/09/2018 tarihinde kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede,

1- İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli, 2017/690 esas ve 2018/383 sayılı kararı ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli, 2017/970 esas ve 2018/93 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Sanık hakkında evvelce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/03/2016 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca; 17/05/2017, 20/05/2017 ve 20/06/2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07/07/2017 tarihli iddianamesiyle,

25/06/2017 tarihinde işlemiş olduğu adı geçen suç nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 tarihli iddianamesiyle, kamu davalarının açılmasını müteakip, yapılan yargılamalar sonunda mahkemelerince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de.

Değinildiği üzere, evvelce aynı suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/03/2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, sanığın beraatine dair İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli kararının verildiği gözetildiğinde, sanık hakkında evvelce verilmiş geçerli kabul edilebilecek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının varlığından söz edilemeyeceği gibi, sanığın ilk kez 27/02/2016 tarihinde işlediği iddia olunup beraatine karar verilen suçtan sonra,

işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamındaki uyuşturucu suçlarına dair hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağının anlaşılması karşısında, adı geçen mahkemelerce kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de; 2- İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 17/05/2017, 20/05/2017, 16/06/2017 ve 20/06/2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemleri nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/07/2017 tarihli ve 2017/25256 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı sanığın mahkumiyetine yönelik kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

25/06/2017 tarihli uyuşturucu kullanmak eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 tarihli ve 2017/35006 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/690 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 07/07/2017 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek,

tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmı ile, "… her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden,

yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği" şeklinde belirtildiği üzere, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas,

2018/383 sayılı kararı ve İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli, 2019/890 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ...'ın, 25/06/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinin aynı Mahkemenin 12/02/2019 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı ek kararı ile reddine karar verildiği,

red kararına itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen merci İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararı ile itirazın süre yönünden reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.

1- İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 17/05/2017, 20/05/2017, 16/06/2017 ve 20/06/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/07/2017 tarihli ve 2017/25256 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı sanığın mahkûmiyetine yönelik kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

25/06/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 tarihli ve 2017/35006 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

Şüpheli ... hakkında, 27/02/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2016 tarihli ve 2016/26256 soruşturma, 2016/1300 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2016 tarihli ve 2016/93698 soruşturma, 2016/32982 esas ve 2016/27474 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1.maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2016/959 esas, 2018/681 sayılı kararı ile;

yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği, kararın 10/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

Sanık hakkında ilk eyleminden dolayı dava açılmasının ertelenmesi kararı verilip ihlal nedeniyle 24/10/2016 tarihli iddianame ile dava açıldıktan sonra işlenmiş olan 17/05/2017, 20/05/2017, 16/06/2017, 20/06/2017 ve 25/06/2017 tarihli suçlar bakımından, 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davaları açıldığı,

Sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen 27/02/2016 tarihli ilk suça ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2016/959 esas, 2018/681 sayılı kararı ile “sanığın beraatine” karar verilmesi ve bu hükmün sanık lehine kesinleşerek kazanılmış hak teşkil etmesi karşısında, artık sanık hakkında bu suç nedeniyle verilmiş olan dava açılmasının ertelenmesi kararının da hukukî geçerliliğini yitirmiş olacağı, zira sanık hakkında işlemediği bir suç nedeniyle haksız olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş

olduğu, bu nedenle sanık hakkında sonraki eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği,

Somut olayda, sanık hakkında 27/02/2016 tarihli ilk eylemi nedeniyle 24/10/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasından sonra işlediği suçlar nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan açılan kamu davalarında, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararı ve İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ile ayrı ayrı sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşıldığından;

Sanık hakkında daha önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/10/2016 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davası sonunda, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli kararı ile sanığın beraatine karar verildiği gözetildiğinde, sanık hakkında önceden verilmiş geçerli kabul edilebilecek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının varlığından söz edilemeyeceği, sanığın ilk kez 27/02/2016 tarihinde işlediği iddia olunup beraatine karar verilen suçtan sonra,

işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına dair hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağının anlaşılması karşısında, adı geçen mahkemelerce kovuşturma şartı bulunmadığından durma kararı verilmesi yerine mahkûmiyet kararları verilmesi kanuna aykırıdır.

2- İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca “İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/690 esas, 2018/383 karar sayılı ilamı ile sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 20/06/2017 olduğu, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/970 esas, 2018/93 karar sayılı ilamı ile sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 25/06/2017 olduğu, eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı,

her iki dosyanın birleştirilerek 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği” gerekçesiyle, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasının talep edilmesi üzerine, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı ek kararı ile.

Cumhuriyet savcılığının talebindeki hususların sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığı, soruşturma aşamasında alınan UYAP çıktısının dosya arasında olduğu, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına 30/09/2019 tarihinde itiraz edildiği, itirazı inceleyen merci İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararı ile.

12/02/2019 tarihli ek kararın 13/02/2019 tarihinde görüldüsü yapıldıktan sonra 7 günlük itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, Mahkemenin 12/02/2019 tarihli ek kararın 13/02/2019 tarihinde görüldüsü yapıldıktan sonra 7 günlük itiraz süresinin geçtiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği de gözetilerek İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, kanun yararına bozma isteminde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar:

Açıklanan nedenlerle;

1- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağının anlaşılması karşısında kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas,

2018/383 sayılı kararı ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,

2- İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/690 esas, 2018/383 sayılı kararı ile İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2018 tarihli ve 2017/970 esas, 2018/93 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi karşısında, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, kanun yararına bozma isteminde hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından,

İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli ve 2019/890 değişik iş sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,

5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/13907, K. 2021/13181, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13907
Karar No
2021/13181
Tarih
8 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/13908 K.2021/12762
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/13908 K.2021/6753
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/13909 K.2021/12763
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/13909 K.2021/21954
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/13909 K.2021/11941
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/13910 K.2021/12764

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.