KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/14685 E., 2022/10785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- 1-) İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarih, 2020/88 esas ve 2020/394 karar sayılı mahkûmiyet hükmü
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2-) Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
A-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz isteklerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanıklar hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
B-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm deliller ile birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 13/06/2019 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...’de 19.05.2019 tarihinde ele geçen esrarı temin etme eyleminin sabit olmadığı, ancak.
13.06.2019 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçen uyuşturucuların kullanım sınırlarının üzerinde olması nedeniyle sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, sanığın 01.10.2019 tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ise 13.06.2019 tarihinde ikametinde ele geçirilen maddelerin devamı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve böylece zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin TCK'nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14685, K. 2022/10785, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama