KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/15689 E., 2024/24515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Sanıklar, ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar Abdullah ile Sedat yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 31.03.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Adli sicil kayıtları incelendiğinde, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ve 2019/158 Esas 2019/327 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 05.01.2019 ve iddianame tarihi 26.02.2019 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet
hükmü kurulduğu, temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 14.12.2021 tarih ve 2020/14872 Esas, 2021/13686 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onandığı ve kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 26.06.2018, 27.06.2018, 28.06.2018, 29.06.2018, 27.07.2018, 28.07.2018 tarihli eylemleri nedeniyle 17.09.2019 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla.
Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ve 2019/158 Esas 2019/327 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine alınarak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda;
ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın 26.06.2018 tarihli eyleminin sabit olmadığı, 28.06.2018, 29.06.2018, 27.07.2018, 28.07.2018 tarihli eylemleri sabit ise de, hükme esas alınan 27.06.2018 tarihli .'ye eroin sattığına ilişkin eylemle ilgili olarak sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyip hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan .'ye uyuşturucu madde satmadığını belirtmesi karşısında;
kollukta müdafi bulunmaksızın beyanı alınan ve kovuşturma aşamasında kendisine ulaşılamaması nedeniyle tanık olarak dinlenilmeyen Şeyhmus'un tanık sıfatı ile dinlenilmesinden sonra sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına ve 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde aşağıda belirtilenler dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığın sabit görülen 05.06.2018, 26.07.2018 ve 11.08.2018 tarihli eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında, eylem sayısı dikkate alınarak (1/3) oranında artırım yapılması gerekirken (2/4) oranınında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Tekerrüre esas alınan cezanın, Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/12 Esas, 2017/104 Karar sayılı ilamı ile verilen 2.000,00 TL adli para cezası olduğu, bu ilamda yer alan suça ilişkin verilen adli para cezasının kanun yolu bakımından kesin olarak verildiği, dolayısıyla doğrudan verilen adli para cezasının tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği sanık yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/15689, K. 2024/24515, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama