KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/11149 E., 2024/21674 K.·Tutuklu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
1.603 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'nın 27.10.2023 ve 27.11.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/434 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararı ile Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/374 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/374 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/442 Karar sayılı kararı;
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci maddesi delaletiyle, 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 41.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına. hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar Okan, Saliha ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının (sanık ... yönünde eleştirilmek suretiyle) 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında adli arama kararı olmadan yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 2. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine, 4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği soyut iddiadan ibaret olduğu ve tanık ifadeleri tutarsız ve çelişkili olduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. İstinaf sebeplerine hiç değinilmeden karar verildiğine, 2. Her sanık hakkında cezalandırma gerekçeleri ve olaylar değerlendirme gerekçeleri kendi içinde çelişkili olduğuna, 3. Sanık hakkında 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, 4. Sanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirilmediğine, 5. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösteren dosyada hiçbir delil mevcut olmadığına, 6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 7. 18.10.2020 tarihinde işlediği Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesindeki dosya ile bu dosyanın birleştirilerek birlikte yürütülmesi gerektiğine, 8. Mustafa Alkan'ın beyanı olmadığına, olaydan sonra Mustafa Allkan'ın tutuklandığına, karar celsesine ne kendisinin ne de vekaletnameli avukatın katılmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün sanık ... ve müdafileri taraflarından temyiz edildikten sonra sanık ...'nın tutuklu bulunduğu Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 27.10.2023 tarihli dilekçesinde cezasının onanmasını, 27.11.2023 tarihli dilekçesinde temyiz hakkında vazgeçip dosyasının onaylanmasını talep ettiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamış, incelenmeksizin iade kararı vermek gerekmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına ilişkin koşullarının oluşmadığı, delillerin ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şeklinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
a. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına konu olan basit kroki soruşturma aşamasında Ankara Emniyet Müdürlüğünün 11.02.2021 tarihli yazısı ile UYAP üzerinden fiziki olarak gönderilemeyeceği belirtilerek dosyaya gönderildiği anlaşılmakla, Tebliğnamenin (1) nolu bozma isteyen düşüncesine, b. Suç teşkil eden fiilin oluş ve sonucuna, sanık savunması ile diğer sanığın savunması, ele geçirilen madde miktarı, maddenin ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanık ...'ın 28.11.2020 tarihli eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla; Tebliğnamenin (2) nolu bozma isteyen düşüncesine, iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edilen ve UYAP üzerinden yapılan incelemede Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/377 Esas sayılı dosya hakkında yapılan incelemede sanık hakkında beraat kararı verildiği ve kararında istinaf edilmeden 20.04.2022 tarihinde kesinleştiği tespit edildiğinden, sanığın beyan ettiği Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının zincirleme suç kapsamında değerlendirmeye uygun olmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı,
hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla; sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2022 tarihli ve 2022/10-197 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere.
5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan fiillerden, ani ve tek hareket ile suçun işlendiği yerin tespitine uygun nitelikte olmayan “nakletme ve bulundurma” fiilleri yönünden aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezada artırım yapılabilmesi için suç oluşturan bu eylemler bakımından, sanığın suç teşkil eden “nakletme ve bulundurma” eylemleri ile suçun işlendiği yer arasında bir bağın kurulabilmesi gereklidir.
Sanığın suçu işlediği yeri, suç teşkil eden nakletme veya bulundurma eylemleri için yeterli ve makul bir süre kullanması ve bunu gösterir birtakım davranışlarının tespit edilmesi halinde bu bağın kurulduğu kabul edilmelidir. Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında bu nitelikte bir bağın kurulamadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılmaması doğru bir uygulama olacaktır.
Aksinin kabulü hâlinde ise üzerinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için yeterli miktarda uyuşturucu madde bulunduran ve ikametine veya başka bir yere gitmekte olan sanığın, yolu üzerinde bulunan ve madde kapsamında sayılan yerlerden birisinin 200 metre yakınından gelip geçmekte olduğu sırada durdurulması durumunda, durdurulduğu/yakalandığı yer olan suçun işlendiği yer ile hiçbir bağının kurulamamasına rağmen hükmolunacak cezasından artırım yapılması gibi haksız bir sonuca yol açacaktır.
Somut olayda; kolluk görevlilerin devriye görevini ifa ettikleri esnada park yanında hal ve hareketlerinden şüphelenilen Okan ve Saliha'nın durdurulması üzerine Saliha'dan suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, polis memurlarınca düzenlenen basit kroki içeriğinden sanıkların alındığı yerin Çağlayan Cami arasındaki mesafenin 40 metre olduğu belirlenmişse de, sanık ... ile diğer sanık ...'nın olay yerinde kolluk görevlilerince gayri iradi durdurulmuş olması,
durdurularak yakalandıkları yerde sanık ... ve Saliha tarafından uyuşturucu madde satışı yapıldığının kesin olarak belirlenememiş olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin yasal uygulama koşullarının oluşmadığı halde, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak aynı maddede bulunan iki nitelikli artırıcı bendin birlikte olduğu gerekçesiyle aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11149, K. 2024/21674, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama