İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2022/13889 Karar: 2025/2340 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/13889 K.2025/2340

10. Ceza Dairesi 2022/13889 E. , 2025/2340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1547 E., 2020/1692 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemin

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2022/13889 E. , 2025/2340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1547 E., 2020/1692 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemin

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2022/13889 E. , 2025/2340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1547 E., 2020/1692 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine "İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatına" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübut bulduğuna, 2. Sanığın mahkûmiyeti için yeterli delil bulunduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Sanık hakkında duruşma açılmaksızın beraat kararı verilemeyeceğine, 5. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin fiziki takipte kolluk görevlilerinin uyuşturucu madde alışverişi kabulüne karşılık Bölge Adliye Mahkemesince alışverişin görülmediğine ilişkin eylem hakkında maddi vakıayı kabulünün farklı olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı verebilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte; Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte; Anılan Kanun'un 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır. Belirtilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince verilen hükme ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere göre beraat kararı verilmesi gerektiğine kanaat getirilmesi durumunda; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi için duruşma açılması zorunlu değildir. Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kurduğu eylemle ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, sanık ...’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli, kesin ve somut bir delil bulunmadığı belirtilmiş, bu suretle esasen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir. Bu itibarla; Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesince verilen beraat hükmü, duruşma açılmaması nedeniyle değil, işin esasına girilerek yapılacak değerlendirme sonucunda, usul ve yasaya aykırı görülmesi halinde bozulmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılmadan, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü ortadan kaldırılarak, sanığın beraatına hükmolunması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği görüşünde olduğumdan; Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 05.03.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla