İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/14625 K.2023/2298

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce sanıklar ...,..., ve...'a özgü hiçbir karar verilmediği, 5235 sayılı Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye…

Esas2022/14625Karar2023/2298Tarih15 Mart 2023Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/14625 E., 2023/2298 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler
Mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce sanıklar ...,..., ve...'a özgü hiçbir karar verilmediği, 5235 sayılı Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, İlk Derece Mahkemesi hükmünün de 24/02/2022 tarihinde verilmesi karşısında, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,

1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/372 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;

sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

B. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/372 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2021 tarihli ve 2019/4160 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde:

1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.

Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara ve sanıkların ikrarına dayandırılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir.

Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;

Suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma, temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi ise 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek tanık olarak dinlenilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıklardan birden fazla kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçların zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanıkların cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

3. 17.10.2014 tarihli iddianamede, 22.08.2013 tarihli güven alımı açısından herhangi bir anlatım bulunmamasına rağmen bu eylemin sanık ... yönünden hükme esas alınması suretiyle hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olması gerektiği hususu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,

Yasaya aykırı görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA,

2. Sanık ... hakkında, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde:

1. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.

Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara ve sanığın ikrarına dayandırılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir.

Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;

Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi ise 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

2. UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/162 esas sayılı dosyasında derdest uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 17.06.2013 suç, 21.10.2014 iddianame tarihli başka bir davanın da bulunduğu anlaşıldığından,

bu davaların birleştirilerek olaylar arasında geçen süre, aralarında irtibat olup olmadığı ve olaylar arasında fiili kesinti oluşup oluşmadığı hususları dikkate alınmak suretiyle ayrı ayrı iddianamelere konu her bir eylemin müstakil suç niteliğinde olup olmadığının ya da sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı da göz önünde bulundurularak tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA,

Karar verilmiştir.

C. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2017/162 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/101 E. sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/162 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

D. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2017/162 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine; sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar Rezan, Mehmet ve... yönünden iade, diğer sanıklar yönünden ise hukuka uygun olmaları nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

Eylemin sabit olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

Eylemin sabit olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay yakalama ve güven alımına dair tutanaklar, sanık savunmaları ve gizli soruşturmacı beyanlarına göre sanıkların 14.06.2013, 15.08.2013 ve 16.08.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattıkları gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar Mehmet, Rezan ve... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

İlk Derece Mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde, anılan sanıklar yönünden daha önceden Yargıtayca verilmiş bir bozma kararının da bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf talebinin merciince incelenmesi için mahalline gönderilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

C. Sanık ... hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın bozmaya karşı beyanının alındığı 15/06/2021 tarihli celsede 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca zorunlu müdafi bulundurulması gerektiği gözetilmeden hakkında yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkı kısıtlandığından hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanıklar Mehmet, Rezan ve... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce sanıklar ...,..., ve...'a özgü hiçbir karar verilmediği, 5235 sayılı Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, İlk Derece Mahkemesi hükmünün de 24.02.2022 tarihinde verilmesi karşısında, anılan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu,

adı geçen sanıklar yönünden daha önceden Yargıtayca verilmiş bir bozma kararının da bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf talebinin merciince incelenmesi için mahalline gönderilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

B. Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2017/162 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Sanık ... hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2017/162 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14625, K. 2023/2298, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  6. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  7. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. Gerekçe
  10. C. Sanık ... hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14625
Karar No
2023/2298
Tarih
15 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/14625 K.2023/2618
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/14627 K.2023/2072
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/14627 K.2023/2251
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/14628 K.2023/2287
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/14629 K.2023/1259
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/14630 K.2023/2252

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.