KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/14985 E., 2024/22537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin ve malen sorumlu vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ve aracın malen sorumluya iadesine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinin gereğince hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrinin hukuka aykırı olduğuna, 5. Temel cezanın alt sınırdan orantısız olarak fazla uzaklaşılarak belirlendiğine, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
B. Malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri özetle
İyiniyetli üçüncü kişiye ait aracın müsaderesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olayın oluş biçimi ve saati dikkate alındığında Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık savunması, malen sorumlunun sanığın gelini olması ve tüm dosya kapsamına göre suçta kullanılan aracın fiilen sanığa ait olduğunun anlaşılması karşısında, müsadere ve iade kararlarının güvenlik tedbirleri kapsamında kazanılmış hak konusu olmadıkları da dikkate alınarak, Bölge Adliye Mahkemesinin aracın müsaderesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünü düzeltmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık
müdafiinin ve malen sorumlu vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince ve malen sorumlu vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14985, K. 2024/22537, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama