İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1530 K.2022/12158

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas ve 2020/669 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet…

Esas2022/1530Karar2022/12158Tarih23 Kasım 2022Okuma13 dk · 2.668 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/1530 E., 2022/12158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.668 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas ve 2020/669 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 30/06/2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2018 tarihli ve 2018/70867 soruşturma, 2018/20973 esas, 2018/17118 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/04/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararı ihlal etmesi üzerine 03/01/2018 tarihinde kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2- Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun cezanın aynı Kanunun 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27/03/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

3- Sanığın denetim süresi içerisinde 30/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine,

Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas, 2020/669 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın 02/02/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

4- a) Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde; Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, 25/01/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 21/04/2016 tarihli ve 2016/6485 soruşturma, 2016/104 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği,

b) Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve 2018/53 esas, 2019/236 sayılı kararının incelenmesinde; 25/01/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 21/04/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 07/06/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine kamu davası açıldığı, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, kovuşturma

şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “davanın düşmesine” karar verildiği, kararın 26/03/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

c) Yine dosya arasında mevcut Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararının incelenmesinde.

30/10/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 192/3 ve 58. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 25/11/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 20/10/2021 tarihli ve 2021/4954 esas, 2021/10376 sayılı kararı ile,

Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak TCK’nın 192/2 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği,

Anlaşılmıştır. B-) Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık Feridun Ada'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanunun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine,

1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına dair Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararının 27/03/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 30/10/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının anılan Kanunun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas,

2020/669 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

1) 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/7. maddesinin ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir." şeklindeki yeni düzenleme nazara alındığında,

Somut olayda, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli kararına konu sanığın erteli hapis cezasının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli cezanın aynen infaz edilip edilmeyeceği yönünde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemesince, verilen ilk hükmün, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar gibi değerlendirilerek, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli kararı ile hükmün açıklanması ve sanığın mahkumiyetine yönelik karar verilmiş ise de;

ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazı hususunda inceleme tarihi itibariyle İnfaz Hakimliğince bir karar verilmesi amacıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın İnfaz Hakimliğine gönderilmesi gerektiği cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2) 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın

Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği,

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20/07/2016 tarihi itibariyle artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun istinaf başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinde yer alan "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 14/04/2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklikle eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklindeki cümle gereğince,

kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının anlaşıldığı nazara alındığında,

Somut olayda; tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2017 tarihli ve 2016/71 esas, 2017/27 sayılı kararıyla verilen 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/2020 tarihli ve 2019/13-123 esas,

2020/334 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek niteliğe haiz ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas,

2020/669 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ...'nın, 30/06/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi gereğince doğrudan açılan kamu davasında, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27/03/2019 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 30/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

suçundan Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas, 2020/669 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.

Her ne kadar, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2018 tarihli ve 2018/70867 soruşturma, 2018/20973 esas, 2018/17118 sayılı iddianamesi ile şüpheli hakkında daha önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/04/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararı ihlal etmesi üzerine 03/01/2018 tarihinde kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği belirtilerek kamu davası açılmış ve Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

1- Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca, 25/01/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 21/04/2016 tarihli ve 2016/6485 soruşturma, 2016/104 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 07/06/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve 2018/53 esas, 2019/236 sayılı kararı ile; erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği,

kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “davanın düşmesine” karar verildiği, kararın 26/03/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, düşme kararıyla birlikte kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da hukuki geçerliliği kalmadığından, incelemeye konu dosyada TCK’nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği,

30/06/2018 tarihli suç nedeniyle TCK’nın 191/2. maddesi gereğince yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda mahkemece “durma kararı” verilerek TCK’nın 191/2. maddesi gereğince bir karar verilmek üzere dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği,

2- Öte yandan, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı sanığın cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına dair kararın 27/03/2019 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 30/10/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas, 2020/669 sayılı kararı ile,

hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, denetim süresi içerisinde işlendiği belirtilen 30/10/2019 tarihli suça ilişkin Antalya 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2020 tarihli ve 2019/844 esas, 2020/546 sayılı kararının Dairemizin 20/10/2021 tarihli ve 2021/4954 esas, 2021/10376 sayılı kararı ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına,

aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak TCK’nın 192/2 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi karşısında, artık denetim süresi içinde suç işlendiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle de erteli cezanın aynen infazına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü

infaz rejimine göre çektirilmesine dair Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2020/660 esas, 2020/669 sayılı kararının bu nedenle de kanuna aykırı olduğu,

3- Kabule göre de;

a-) 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/7. maddesinin ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir." şeklindeki yeni düzenleme dikkate alındığında,

Somut olayda, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli kararına konu sanığın erteli hapis cezasının kesinleşmesini takiben, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli cezanın aynen infaz edilip edilmeyeceği yönünde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemesince, verilen ilk hükmün, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar gibi değerlendirilerek, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli kararı ile hükmün açıklanması ve sanığın mahkûmiyetine yönelik karar verilmiş ise de; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazı hususunda inceleme tarihi itibariyle İnfaz Hakimliğince bir karar verilmesi amacıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın İnfaz Hakimliğine gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

b-) 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiçbir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.

1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz.

Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği,

Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20/07/2016 tarihi itibariyle artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun istinaf başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinde yer alan "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 14/04/2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklikle eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklindeki cümle gereğince,

kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alındığında,

Somut olayda; tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2017 tarihli ve 2016/71 esas, 2017/27

sayılı kararıyla verilen 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/2020 tarihli ve 2019/13-123 esas, 2020/334 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmünün,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek niteliğe haiz ilamın da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.

Sonuç olarak; yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden mahkemece “kamu davasının durmasına” ve TCK’nın 191/2. maddesi gereğince karar verilmesi için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2018/1067 esas, 2019/111 sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

23/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/1530, K. 2022/12158, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1530
Karar No
2022/12158
Tarih
23 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1531 K.2022/16133
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1531 K.2022/12160
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1532 K.2022/12161
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/1532 K.2022/13880
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1532 K.2022/16132
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1533 K.2022/12162

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.