İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1545 K.2022/13259

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488…

Esas2022/1545Karar2022/13259Tarih15 Aralık 2022Okuma14 dk · 2.897 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/1545 E., 2022/13259 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.897 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/01/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 17/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2014/49 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına kesin olarak karar verildiği,

kararın şüpheliye tebliğ edildiği, infazı için Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, çağrı yazısı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 12/01/2015 tarihinde Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

Erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2015 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2015/497 esas, 2015/403 sayılı iddianamesi ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, infazı için Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurmayarak yükümlülüklerini ihlal ettiği hususunun belirtildiği,

Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/105 esas, 2015/488 sayılı kararı ile; 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın 2017/488 esasa kaydedildiği ve Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

2- Şüpheli ... hakkında, 06/12/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/15764 soruşturma, 2015/608

esas, 2015/496 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi delaletiyle 191/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2015 tarihli ve 2015/277 esas, 2015/251 sayılı kararı ile; “kamu davasının düşmesine” ve 2015/105 esas sayılı dosyaya birleştirme talepli gönderilmesi için Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi üzerine;

Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2015 tarihli ve 2015/4895 soruşturma, 2015/1823 esas, 2015/1518 sayılı iddianamesi ile, 06/12/2014 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4-c delaletiyle 191/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı,

Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2015/334 esas, 2015/450 sayılı birleştirme kararı ile davanın Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/105 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, daha sonra ise, 2015/105 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 17/05/2014 olduğu, 6545 sayılı Kanun’dan önce olduğundan önceki hükümler gereğince tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilebileceği gerekçesiyle tefrik kararı verilerek 2015/469 esasa kaydedildiği,

Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/10/2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

Sanığın denetim süresi içerisinde 16/01/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/103 esas, 2016/525 sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2017 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı ek kararı ile, hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2014/49 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde aynı nitelikte suçu işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda,

sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkum olduğu hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile; aşağıda detaylı şekilde anlatılan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2017 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı ek kararın, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, ilk defa 17/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2014/49 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

Denetim süresi içerisinde aynı nitelikte suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2015 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2015/403 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı,

Yapılan yargılama sonucunda Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/105 esas, 2015/488 sayılı kararıyla, yasaya aykırı olarak, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Ancak sanığın Mahkemece uygulanmasına karar verilen bu tedbirin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine, inceleme konusu Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Sanığın 06/12/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda ise, önce Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli ve 2014/15764 soruşturma, 2015/496 sayılı iddianamesiyle dava açıldığı,

Ancak yapılan yargılama sonucunda Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2015 tarihli ve 2015/277 esas, 2015/251 sayılı kararıyla, “06/12/2014 tarihli suçun, 17/05/2014 tarihli suç bakımından verilmiş olan 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu” gerekçesiyle “davanın düşmesine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Bunun üzerine 06/12/2014 tarihli suç bakımından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2015 tarihli ve 2015/4895 soruşturma, 2015/1518 sayılı iddianamesiyle tekrar dava açılarak, 17/05/2014 tarihli suça ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/105 esas sayılı dosyasında derdest olan davayla birleştirme talep edildiği,

Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli ve 2015/334 esas, 2015/450 sayılı kararıyla 06/12/2014 tarihli suça ilişkin davanın, 17/05/2014 tarihli suça ilişkin 2015/105 esas sayılı davayla birleştirilmesine karar verildiği,

Ancak daha sonra da davanın tefrik edilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda inceleme konusu Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği cihetle,

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına

ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,

Somut incelemesi konu olayda, sanık hakkında itiraz hakkı olduğu bildirilmeden kesin olarak verilen Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesin olarak verildiği ve sanığa tebliğ edilmediği, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında bu karara binaen açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,

Kabule göre de,

1- Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/469 esas sayılı kararı ile ilgili olarak, anılan karardaki suç tarihinin Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden sonra ve denetim süresi içerisinde olduğu belirtilerek birleştirme talepli kamu davası açıldığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunan 06/12/2014 tarihli suç bakımından sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,

2- Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/488 esas sayılı kararı ile ilgili olarak, yargılamanın konusunu oluşturan 17/05/2014 tarihli suç bakımından, sanığın lehine olan 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 191/1. Maddesindeki değişiklik öncesi hükümler uygulanmak yerine, aleyhine olan değişiklik sonrası hükümler uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Şüpheli ... hakkında, 17/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2014 tarihli ve 2014/6374 soruşturma, 2014/49 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına kesin olarak karar verildiği, Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligata rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılması üzerine, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2015 tarihli iddianamesi ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açıldığı,

Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/105 esas, 2015/488 sayılı kararı ile.

5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/09/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

Diğer yandan; şüphelinin 06/12/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2015 tarihli iddianamesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi delaletiyle 191/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2015 tarihli “kamu davasının düşmesine” kararının kesinleşmesdinden sonra Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2015 tarihli iddianamesi ile,

bu kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4-c delaletiyle 191/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, önce Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2015 tarihli birleştirme kararı ile davanın Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/105 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, daha sonra ise, 2015/105 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 17/05/2014 olduğu,

6545 sayılı Kanun’dan önce olduğundan önceki hükümler gereğince tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilebileceği gerekçesiyle tefrik kararı verilerek 2015/469 esasa kaydedilmesini takiben Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/10/2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

Sanığın denetim süresi içerisinde 16/01/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/103 esas, 2016/525 sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2017 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı ek kararı ile, hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, anlaşılmıştır. Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2017 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı ek kararın, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

1- 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de;

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği,

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 06/12/2014 tarihli suçun erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, TCK’nın 191/4. maddesindeki kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince açılan kamu davaları hakkında

kavuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.

2- Kabule göre de,

a-) Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/469 esas sayılı kararına konu suç tarihinin 06/12/2014 olup Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karardan sonra ve erteleme süresi içerisinde olduğu, 10/02/2015 tarihli iddianameden önce işlenmesi karşısında birleştirme talepli kamu davası açıldığı dikkate alındığında, her iki davanın birleştirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunan 06/12/2014 tarihli suç bakımından sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırıdır.

b-) Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/488 esas sayılı kararına konu 17/05/2014 tarihli suç bakımından, suç tarihi olan 17/05/2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği,

anılan Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi de kanuna aykırıdır.

Sonuç olarak yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtilen nedenlerle, mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D-) Karar:

Açıklanan nedenlerle; kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar

SONUÇ / HÜKÜM

verilmesi kanuna aykırı olduğundan, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/469 esas, 2015/489 sayılı kararı ile Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2017/488 esas, 2018/293 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/1545, K. 2022/13259, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1545
Karar No
2022/13259
Tarih
15 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1546 K.2022/12664
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1547 K.2022/13260
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1547 K.2022/10011
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1548 K.2022/12663
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1549 K.2022/12662
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1550 K.2022/13261

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.