KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/16179 E., 2024/23912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, 2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın sübuta eren eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 3. Bahsedilen telefon hattının sanığa ait olmadığına, bir an için tape kayıtlarının sanığa ait olduğu kabul edilse dahi söz konusu konuşmaların suç teşkil etmediğine, İlişkindir.
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi,
delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan bozma öncesi kurulan karar gerekçesine atıf yapılmak suretiyle gerekçesiz olarak hüküm kurulması ve ayrıca olay tutanakları ile tanıklar ve 'in şüpheli ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/16179, K. 2024/23912, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama