İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/16205 K.2024/15872

İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2017/171 Esas, 2018/924 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci…

Esas2022/16205Karar2024/15872Tarih12 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.394 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/16205 E., 2024/15872 K.

Karar tarihi
12 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2017/171 E.,2018/924 K.
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Mahkûmiyet
Kanun yararına bozma yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.394 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2017/171 Esas, 2018/924 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin, 23.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2021/22109 sayılı evrakı ile kanun yararına

bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137487 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137487 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Dosya kapsamına göre, 16.09.2015 tarihli eylemi sebebiyle Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli ve 2015/803 soruşturma, 2015/35 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın 25.10.2015 tarihinde aynı tür suçu tekrardan işlemesi sebebiyle Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli ve 2015/803 Soruşturma, 2015/221 Esas, 2015/215 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda Genç Asliye Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/278 Esas,

2016/132 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/802 Esas, 2017/775 Karar sayılı kararı ile bozulmasını takiben, Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/28 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararı ile durma kararı verildiği,

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere, 16.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 14.10.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve 25.10.2015 tarihli eylem itiraz süresi içerisinde kaldığından ihlal mahiyetinde değerlendirilemeyeceği,

İncelemeye konu İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli kararına ilişkin davanın ise sanık hakkında Genç Asliye Mahkemesinin 2015/278 Esas sayılı dosyasına dava açıldığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca açıldığı nazara alındığında,

Sanığın 13.09.2016 ve 23.01.2017 tarihli eylemlerinin Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali mahiyetinde olduğu cihetle, İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli kararı ile soruşturma dosyasının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında, 23.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2017 tarihli ve 2017/28077 Soruşturma, 2017/10324 Esas, 2017/8742 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, daha önce Genç Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği husunun belirtildiği,

yine şüphelinin 13.09.2016 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2017 tarihli ve 2017/81887 Soruşturma, 2017/18882 Esas, 2017/15929 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan, birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/312 Esas, 2017/270 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2017/171 esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,

İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.11.2018 tarihli ve 2018/171 Esas, 2018/924 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.

B. Şüpheli hakkında, daha önceden 16.09.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli ve 2015/80 Soruşturma, 2015/35 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 14.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği,

Sanığın 25.10.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli ve 2015/803 Soruşturma, 2015/221 Esas, 2015/215 sayılı iddianamesi ile Genç Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/802 Esas, 2017/775 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Bozmadan sonra, Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/128 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararı ile, ihlal kabul edilen 25.10.2015 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, bu nedenle ihlal olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 07.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2017 tarihli ve 22.05.2017 tarihli iddianameleri ile İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası

uyarınca doğrudan kamu davası açılmış olup, Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/128 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararı ile, "kamu davasının durmasına" karar verildiği dikkate alındığında, inceleme konusu davada, 13.09.2016 tarihli eylemin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı,

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/802 Esas, 2017/775 Karar sayılı bozma kararından sonra, Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/128 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararı ile, ihlal kabul edilen 25.10.2015 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, bu nedenle ihlal olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği,

durma kararının 07.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, durma kararından sonra Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1115 sayılı soruşturmanın devam ettiği anlaşıldığından.

İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesince, soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, soruşturmanın devam ettiğinin anlaşılması halinde kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden ve gerçekleşmesi mümkün olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1115 sayılı soruşturma dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği, soruşturma sonucunda dava açılmış olması halinde ise, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,

sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/171 Esas, 2018/924 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/16205, K. 2024/15872, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16205
Karar No
2024/15872
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/16212 K.2024/15672
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/16213 K.2024/15671
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/16214 K.2024/15670
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16214 K.2024/1710
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/16215 K.2024/15669
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16238 K.2024/1253

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.