KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/3503 E., 2023/11791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen düşme kararının ortadan kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- 1. Cumhuriyet savcısı (sanık lehine
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
2. Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2016 tarihli ve 2016/400 Esas, 2016/474 Karar sayılı kararı ile Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2016/459 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/459 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına; Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2016/459 Esas, 2017/301 Karar sayılı kararı ile Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/250 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2017 tarihli ve 2017/250 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararı ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
C.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/21 Esas, 2018/638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) ile sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi,
31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; soyut ihbar dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığına, mahkûmiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyize konu 13.10.2016 tarihli olay nedeni ile hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık Rıdvan hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yaptığına ve yanındaki bayana uyuşturucu madde taşıttığına ilişkin ihbar üzerine, ihbarda belirtilen yerde Rıdvan'ın sürücüsü olduğu ve sanığın yolcu olarak bulunduğu aracın tespit edildiği, polis aracının farkedilmesi üzerine söz konusu aracın kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucu yakalanan Rıdvan'ın üzerinde 1 paket ve sanığın üzerinde 3 paket eroin ele geçirildiği anlaşılan olayda;
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; sanığın ve Rıdvan'ın üzerlerinde ele geçen eroini kullanmak için bulundurduklarına ilişkin savunmaları, suça konu uyuşturucu maddelerin kullanım sınırları içinde olduğu, sanık ve Rıdvan'ın savunmasını çürütecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık ve Rıdvan'ın eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, temyize konu eylemin ihlal niteliğinde olduğu,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen kovuşturma şartının ortadan kalktığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilme şekli, paketlenme biçimi, sanığın sosyal ekonomik durumu bir arada değerlendirildiğinde uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğu kabulünün mümkün olmadığı, nitekim uyuşturucu madde miktarının şahsi kullanım sınırının üzerinde olduğu, bu nedenle eylemin ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak ve satışa arz etmek olduğu, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğuna karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/21 Esas, 2018/638 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/3503, K. 2023/11791, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama