Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/13399 E. , 2024/25220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 6
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/13399 E. , 2024/25220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 30.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25606 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61562 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61562 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde 25.04.2021 tarihli eylemi nedeniyle değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, Sanık hakkında daha önce 21.10.2017 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde açılan kamu davasında, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2018/154 esas, 2018/254 sayılı kararının istinaf incelemesi sonunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarih, 2018/1520 esas, 2018/1064 sayılı kararıyla Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi hükmü delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 06.02.2019 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra sanığın incelemeye konu Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/355 esas sayılı dosyasındaki 25.04.2021 tarihli eyleminin zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 25.04.2021 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2021 tarihli ve 2021/90919 Soruşturma, 2021/44713 Esas, 2021/5306 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.03.2022 tarihli ve 2021/355 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına, 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2018/1520 Esas ve 2018/1064 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında 21.10.2017 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2018 tarihli ve 2017/171720 Soruşturma, 2018/11657 Esas, 2018/3509 sayılı iddianamesi ile Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/254 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 188/4-a ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarihli ve 2018/1520 Esas, 2018/1064 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılarak ve yargılama yapılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın eyleminin kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 06.02.2019 tarihinde kesinleştiği, Sanığın denetim süresi içinde 15.05.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/345 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 04.10.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin beşinci fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.", sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere yer verildiği, Somut olayda, sanığın ilk suçu olan 21.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2018 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarihli ve 2018/1520 Esas, 2018/1064 Karar sayılı kararı ile yeniden yapılan yargılama sonucunda, ilk derece Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi hükmünün kaldırılarak ve sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 06.02.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın 15.05.2019 tarihli ikinci eyleminin, 06.02.2019 tarihinde kesinleşen zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın ihlali niteliğinde olduğu, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihi 25.04.2021 olup zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmiş ise de; 06.02.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde 15.05.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/1209 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/345 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve bu kararın 04.10.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmesi karşısında, 15.05.2019 tarihli eylemin zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olacağı, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesince düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması gerektiği, bu durumda Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/1209 Esas, 2021/1002 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kanuna aykırı olduğu, inceleme konusu dosyadaki 25.04.2021 tarihli eylemin ise bağımsız bir suç teşkil ettiği, bu eylem nedeniyle artık 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, ancak 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki genel hükümlere göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/1209 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/1209 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.