KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/13437 E., 2024/24256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma
bulundurma
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/16909 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı hâlde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu dosyadaki suç tarihi öncesinde işlediği 20.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.04.2018 tarihli ve 2018/15514 soruşturma, 2018/589 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 26.10.2018 tarihinde sanığın annesine tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın bu kez 08.06.2020 ve 22.06.2020 tarihlerinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine,
denetim süresi içerisinde aynı neviden tekrar suç işlemesi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yargılamasının Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1076 esas sayılı dava dosyasında devam ettiğinin anlaşıldığı,
Öte yandan, sanığın inceleme konusu dosyadaki 18.09.2019 tarihli eylemi sebebiyle hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/24 esasına kayden yapılan yargılaması neticesinde sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın ise itiraz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
Sanığın 20.03.2018 tarihli ilk eylemi sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.04.2018 tarihli ve 2018/15514 soruşturma, 2018/589 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın inceleme konusu dosyadaki 18.09.2019 tarihli eyleminin ise kamu davasının ertelenmesi kararının kesinlemesinden sonra işlendiği ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu, denetim süresi içerisinde işlenmiş olup ilk suçun ihlali niteliğinde olan sanığın 18.09.2019 tarihli uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı cihetle sanık hakkında düşme kararı verilerek anılan dosyaya ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A.
Sanığın 18.09.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2020 tarihli ve 2019/7238 Soruşturma, 2020/114 Esas, 2020/16 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2020 tarihli ve 2020/24 Esas, 2020/79 Karar sayılı kararı ile,
sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1076 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 20.03.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarihli ve 2018/15514 Soruşturma, 2018/589 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.10.2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği,
2. Sanığın erteleme süresi içerisinde 08.06.2020 ve 22.06.2020 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2021 tarihli ve 2021/36051 Soruşturma, 2021/10321 Esas, 2021/8026
sayılı iddianamesi ile Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1076 Esas sayılı davasının derdest olduğu, Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında.
"Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde,
5271 sayılı CMK'nın 231 maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlâli niteliğinde görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinden,
Somut olayda, sanık hakkında, evvelce 20.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden yapılan soruşturma sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarihli ve 2018/15514 Soruşturma, 2018/589 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının kesinleşmesinden sonra,
inceleme konusu 18.09.2019 tarihli eylemi nedeniyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaati ile Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararına konu 18.09.2019 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde olduğu,
söz konusu suç ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için Kayseri 9.Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/24 Esas, 2020/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Kayseri 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1076 Esas sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13437, K. 2024/24256, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama