Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/13502 E. , 2024/24907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/1045 Esas, 2022/538 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundu
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/13502 E. , 2024/24907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/1045 Esas, 2022/538 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/8739 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63279 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63279 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2020 tarihli ve 2019/5718 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, bu kez inceleme konusu 03/07/2021 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/03/2022 tarihli ve 2019/8214 esas, 2022/3956 sayılı olağan temyiz kanun yolu incelemesine konu ilâmında yer alan, " ... iddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçlardan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının ihlâl nedeniyle kaldırılarak iddianame ile kamu davası açıldığından bahisle, 10/09/2015 tarihli bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği; ancak UYAP sorgulamasında, daha önce işlediği 27/08/2014 tarihli suçla ilgili olarak Mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiği ve istinaf kararı ile kesinleştiği, 28/08/2014 tarihli suçla ilgili olarak Mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın temyiz incelemesinde olduğu, 13/09/2014 tarihli suçla ilgili olarak Mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiği ve kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve kovuşturması devam ediyorsa, verilecek hüküm inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılması, sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması ... " şeklindeki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında yer alan, " ... Aynı mahkemenin farklı esaslarına açılmış bulunan ve soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden her türlü bilgisine ulaşılabilecek olan 25/04/2010 ve 29/04/2010 tarihli eylemlere ilişkin davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin, bu bağlamda ayrı ayrı kesinleşmiş söz konusu bu davaların yeni delil ya da olay olduğunun ileri sürülebilmesinin mümkün olmaması ... " şeklindeki açıklamalar ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki 4. fıkrası ile, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki 6. fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, aynı Kanun'un 4. fıkrasına göre kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, Ancak, anılan Kanun'un 4. fıkrasına göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanma, satın alma, kabul etme, bulundurma veyahut da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanıkların hukukî durumunu etkileyeceğinde hiçbir duraksamanın bulunmadığı, bu minvalde 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, Diğer taraftan, Ceza Genel Kurulunun kararında da anlatım bulduğu üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği, sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin de ileri sürülemeyeceğinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, Tüm bu anlatılanlar ışığında dosya kapsamına göre somut olayda ise, sanığın önceki 05/12/2019 tarihli eylemi ile ilgili açılan davanın iddianamede açıklanarak belirtilmesi diğer yandan önceki eylemine konu Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/470 esasına kayden görülen davada ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen durma kararının incelemeye konu dosyada verilen mahkûmiyet kararından önce 16/09/2021 tarihinde verildiği ve 30/03/2022 tarihinde kesinleştiği de dikkate alındığında, kesinleşen bu durma kararının dosya arasına getirtilerek incelenmesi, gerekirse durma kararı sonrası oluşacak duruma göre bekletici mesele yapılarak sanığın hukukî durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 03.07.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2021 tarihli ve 2021/2675 Soruşturma, 2021/1464 Esas, 2021/1398 sayılı iddianamesi ile Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önceden işlediği suçlar sebebiyle kamu davası açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2022 tarihli ve 2021/1045 Esas, 2022/538 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/739 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 05.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2020 tarihli ve 2019/5718 Soruşturma, 2020/46 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliyle aynı konutta yaşayan ablasına 18.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 11.05.2020 tarihinde tedbirin infazı için Soma Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Soma Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28.05.2020 tarihli ve 2020/171 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye 11.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 18.06.2020 tarihinde şüphelinin müdürlüğe başvurması üzerine denetimli serbestlik tedbirine başlandığı, 18.06.2020 tarihinde idrar numunesi verme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden şüphelinin birinci kez uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının tebligat mazbata parçasından tebliğ edildiği tarihin tespit edilmediği gibi isim ve imzadan imtina eden komşuya tebliğ edildiği, uyarı üzerine on gün içinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2020 tarihli ve 2019/5718 Soruşturma, 2020/925 Esas, 2020/885 sayılı iddianamesi ile Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2020 tarihli ve 2019/5718 Soruşturma, 2020/925 Esas, 2020/885 Karar sayılı kararı ile, sanığın covid karantinasında olduğundan müdürlüğe başvuruda bulunamadığı, ısrar şartının gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verildiği, bu karara karşı Soma Cumhuriyet Başsavcılığının "Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/473 Esas sayılı dosyasındaki 11.03.2021 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlendiğinden" bahisle yaptığı itirazın reddine ilişkin merci Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/404 değişik iş sayılı kararı ile durma kararının kesinleştiği Anlaşılmıştır. C. Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/437 Esas, 2022/408 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Sanığın 11.03.2021 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu, Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/470 Esas sayılı dosyasında durma kararı verildiği, kovuşturma şartı gerçekleşmeyeceğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce 05.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinden sonra, yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, anılan kararın 30.03.2022 tarihinde kesinleştiği, İncelemeye konu 11.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 01.05.2021 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, dördüncü fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, (c) bendinde "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması," hükmüne yer verildiği, Somut olayda, 05.12.2019 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak açılan dava sonucunda durma kararı verildiği, esasen Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/437 Esas sayılı dosyasındaki 11.03.2021 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olduğu, bu durumda, Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/437 Esas sayılı dosyası Mahkemenin 2020/470 Esas sayılı dosyasına birleştirilerek yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin Kanun'a aykırı olduğu anlaşıldığından; Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/739 Karar sayılı "kamu davasının durmasına" ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/404 değişik iş sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermek gerekmiştir. Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.