KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/13552 E., 2024/26332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.06.2023 tarihli ve 2023/3277 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/74894 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve 2023/74894 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu,
bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,...
Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, itiraz hakkı tanınmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında;
Somut olayda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda şüpheliye itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmediği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1038 Esas ve 2019/283 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 15.12.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2018 tarihli ve 2017/29236 Soruşturma, 2018/386 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,
kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresi ve sürenin ne zaman başlayacağının gösterilmediği, kararın şüpheliye 16.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kararın infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin, 22.11.2017 tarihinde İstanbul ili Kadıköy ilçesinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2018 tarihli yetkisizlik kararı ile evrakın Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinden sonra, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2018 tarihli ve 2018/23333 Soruşturma, 2018/7327 Esas, 2018/5644 sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında erteleme kararı verildiği, erteleme süresi içinde 15.12.2017 tarihinde tekrar aynı suçu işlediği hususunun belirtildiği,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/1038 Esas, 2019/283 Karar sayılı kararı ile erteleme kararının 16.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 22.11.2017 tarihli eylemin erteleme kararından önce işlendiği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarına "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 16.04.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, durma kararından sonra, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/14264 sayılı soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği,
Anlaşılmıştır.
B. Kanun yararına bozma konusu Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/122 Esas ve 2019/284 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanık hakkında, 03.11.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2018 tarihli ve 2018/25554 Soruşturma, 2018/9416 Esas, 2018/7291 sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında erteleme kararı verildiği, ihlâl nedeniyle kamu davası açıldığı hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.03.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 18.12.2022 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2023 tarihli ve 2022/30560 Soruşturma, 2023/49 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre,
Kanun yararına bozma istemine konu karara ilişkin dava, 03.11.2018 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılmış bir dava olup, 15.12.2017 tarihli eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra açılan kamu davasında, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/1038 Esas, 2019/283 Karar sayılı kararı ile erteleme kararının 16.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 22.11.2017 tarihli eylemin erteleme kararından önce işlendiği,
erteleme kararının ihlali olamayacağı gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarına "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 16.04.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, durma kararından sonra, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/14264 sayılı soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, bu nedenle 03.11.2018 tarihli eylem nedeniyle
doğrudan açılan kamu davasında da doğrudan dava açılması şartlarının oluşmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği kabul edilmelidir. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında, 18.12.2022 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2023 tarihli ve 2022/30560 Soruşturma, 2023/49 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
Erteleme kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, inceleme konusu 03.11.2018 tarihli eylem, 09.01.2023 tarihli erteleme kararından önce işlenmiş olduğundan, 09.01.2023 tarihli erteleme kararı, 03.11.2018 tarihli suçu da kapsayacaktır.
Bu durumda, 03.11.2018 tarihli eylem yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmesi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilerek, ileride dava açılması halinde, mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere karardan bir örneğinin Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/30560 Soruşturma dosyasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13552, K. 2024/26332, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama