KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/13562 E., 2024/25244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1180 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/65293 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/65293 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1 maddesi gereğince hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında 08.03.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2019 tarihli ve 2019/52589 Soruşturma, 2019/1678 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın usulüne uygun olarak 12.11.2019 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek kesinleştiği, infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce dosyanın infazen kapatıldığı,
B. Yine şüphelinin 04.03.2019 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli ve 2019/56523 Soruşturma, 2019/3181 Birleştirme sayılı kararıyla dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/52589 Soruşturma sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği,
C. Şüphelinin 14.12.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2022 tarihli ve 209/52589 Soruşturma, 2022/21665 Esas, 2022/15762 sayılı iddianamesi ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.10.2022 tarihli ve 2022/456 Esas, 2022/901 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.
KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Her ne kadar sanığın 08.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle Mahkemesince zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 12.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonra kesinleştiği, dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen 04.03.2019 ve 08.03.2019 tarihli eylemlerinin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği, şüpheli/sanığın İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilen dosyasının infazen kapatıldığı hususu da nazara alındığında somut olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
F. Kabule göre de; sanık hakkında 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası yerine 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/456 Esas, 2022/901 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13562, K. 2024/25244, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama