İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/15555 Karar: 2023/11546 Tarih: 2023

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15555 K.2023/11546

10. Ceza Dairesi 2023/15555 E. , 2023/11546 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/15555 E. , 2023/11546 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/15555 E. , 2023/11546 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 29.03.2019 tarihli ve 2019/823 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/380 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00-TL adli para cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/380 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2019/2762 Esas, 2021/2530 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ... ve ... haklarında Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.09.2019 tarih 2019/168 Esas 2019/380 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak, sanıkların değişen suç vasfına göre eylemlerine uyan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2019/2762 Esas, 2021/2530 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ve 2022/4649 Esas, 2022/8408 Karar sayılı kararı ile; "Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanıkların bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, bu kapsamda UYAP'ta görülen Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2021 - 2019/258 esas ve 2021/553 karar ve Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2019 - 2018/723 esas ve 2019/74 karar sayılı dosyalarının getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanıkların infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının erteleme süresi zarfında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine", karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- (1) nolu bozma sebebine göre yapılacak araştırma sonucunda sanığın bu suçu "başka bir kullanma suçu" nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğinin tespiti durumunda ise; 5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesinin; ‘Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.’’ hükmü karşısında sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözitlmemesi, Kabule göre; 3- Sanık ... hakkında TCK'nın 58/6-7. maddesi uygulanırken, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün verildiği dosya esas numarasının “2009/221” yerine 2009/321”şeklinde yazılması, 4- Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan, emanetin 2019/485 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu maddenin ve İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5- Adli Emanetin 2019/485 sırasında kayıtlı olan 10.350,00 TL paranın suçtan elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sanıklara iadesine karar verilmesi gerektiği halde TCK'nın 55. maddesi gereğince müsaderesine karar verimesi," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/2266 Esas, 2022/3178 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. F. F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; "... yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİ ile hükümlerin ONANMASI," yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulüne Göre) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurdukları ve kullandıkları, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, A. A. Sanık ... hakkında daha önce işlediği inceleme dışı 27.12.2016 tarihli eylemine ilişkin verilen Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.04.2017 tarihli ve 2016/11359 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğine ilişkin evrakın aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu belgenin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içerisinde bulundurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, B. Sanık ...'in daha önce 05.02.2017 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 28.02.2017 tarihli ve 2017/767 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 28.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, 05.10.2018 tarihinde aynı nitelikteki suç işlediği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 21.11.2018 tarihli ve 2018/2575 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2019 tarihli ve 2018/723 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/633 Esas, 2020/1460 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, anlaşılmıştır. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararı istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğinden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/633 Esas, 2020/1460 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/723 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararının itirazen bozulması sağlandıktan sonra her iki dava dosyasının birleştirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, C. (A) ve (B) numaralı bozma sebeplerinin sonucuna göre önceki bozmada da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının ‘‘Bu Kanun'un; a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.’’ hükmü karşısında sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesi, Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/2266 Esas, 2022/3178 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla