İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/15984 Karar: 2025/627 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15984 K.2025/627

10. Ceza Dairesi 2023/15984 E. , 2025/627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2021/671 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 17.11.2020 ve 05.12.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/15984 E. , 2025/627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2021/671 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 17.11.2020 ve 05.12.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi ü

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/15984 E. , 2025/627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/137 E., 2021/671 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 17.11.2020 ve 05.12.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.07.2023 tarihli ve 2023/5965 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84163 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/84163 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 17.11.2020 ve 05.12.2020 tarihli eylemlerinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Adı geçen sanık hakkında evvelce 01.10.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2014 tarihli ve 2014/92697 Soruşturma, 2014/2222 Karar sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmadığından bahisle kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/257 esas, 2015/449 sayılı kararının, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8147 esas, 2021/1339 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına dair İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/284 esas, 2021/321 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden verilen 21.06.2021 tarihli ve 2021/85636 soruşturma, 2021/2767 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ilişkin kararının, denetim süresi içerisinde yükümlülüklere aykırı davranmakta ısrar etmesi sebebiyle açılan kamu davasının İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/19 esasına kayden derdest bulunduğunun anlaşılması karşısında, İncelemeye konu İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/137 esas sayılı dosyasının, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince açıldığı gözetildiğinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/4033 esas, 2020/7060 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesini temin amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/137 Esas ve 2021/671 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 17.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2021 tarihli ve 2021/7848 Soruşturma, 2021/5354 Esas, 2021/3885 sayılı iddianamesi ile İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yine şüphelinin 05.12.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarihli ve 2021/50696 Soruşturma, 2021/14954 Esas, 2021/10564 sayılı iddianamesi ile İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/386 Esas, 2021/339 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2021/137 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/671 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak dosya olan İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının incelenmesinde; 1. Sanığın 01.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2014 tarihli ve 2014/92697 Soruşturma, 2014/2222 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/257 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, 3. Dairemizin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8147 Esas, 2021/1339 Karar sayılı ilamı ile, erteleme kararında itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 4. Bozmadan sonra, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/284 Esas, 2021/321 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 15.06.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5. Durma kararının kesinleşmesinden sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve 2021/85636 Soruşturma, 2021/2767 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 6. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2023 tarihli ve 2021/85636 Soruşturma, 2023/483 Esas, 2023/312 sayılı iddianamesi ile İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 7. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya arasında bulunan İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2020/622 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Sanık hakkında 04.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2020/622 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/780 Esas, 2022/3858 Karar sayılı kararı ile, dayanak dosyada verilen mahkumiyet kararının, erteleme kararında itiraz yolunun gösterilmemesi nedeniyle Yargıtay 10.Ceza Dairesince bozulduğı, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açılması koşulunun kalktığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 17.11.2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmıştır. Sanık hakkında daha önceden 01.10.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.11.2014 tarihli ve 2014/92697 Soruşturma, 2014/2222 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, sanığın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/257 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararının, Dairemizin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8147 Esas, 2021/1339 Karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra, yeniden yapılan yargılama sonucunda, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/284 Esas, 2021/321 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden 21.06.2021 tarihli ve 2021/85636 Soruşturma, 2021/2767 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, denetim süresi içerisinde yükümlülüklere aykırı davranmakta ısrar etmesi nedeniyle açılan kamu davasında, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İnceleme konusu dosyada, doğrudan dava açılmasına dayanak alınan davada, durma kararı sonrasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2021 tarihli ve 2021/85636 Soruşturma, 2021/2767 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği dikkate alındığında, inceleme konusu 17.11.2020 ve 05.12.2020 tarihli eylemlerin ikinci kez verilen erteleme kararından önce işlenmiş hale geleceği, erteleme kararının bu iki eylemi de kapsayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceği, ancak; İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi karşısında, artık 17.11.2020 ve 05.12.2020 tarihli eylemlerin İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; Mahkemesince; İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2020/622 Esas, 2022/120 Karar sayılı mahkûmiyet kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/780 Esas, 2022/3858 Karar sayılı kararı ile bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi, gerektiğinde, dayanak dosyada verilen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/19 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararına karşı da olağanüstü kanun yollarına başvurularak hukuki sürecin takip edilmesi ve yukarıda yer verilen açıklamalar ve Dairemizin uygulamaları doğrultusunda, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/671 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla