Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/16003 E. , 2025/423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2022/447 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/16003 E. , 2025/423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2022/447 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf talebinden feragat nedeniyle 06.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/6376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86710 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86710 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/10/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın, 21/10/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek denetime başlandığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 2016/9514 DS sayılı çağrı kağıdının ve uyarı yazısının ise sanığın bilinen adresi ve aynı zamanda mernis adresi olan "Çınar Mahallesi, 752. Sokak No:15 İç kapı no: 9 .../..." adresine ilk önce mernis şerhi düşülmeksizin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebligat yapılması yerine, doğrudan mernis şerhi düşülerek anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca usulsüz olarak tebliğ edildiği, sanığın erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığından ısrar şartının oluştuğu kabul edilerek kayıtların kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması üzerine kamu davası açıldığı, söz konusu denetim sırasında yapılan tebligatların usulsüz olduğu, bu nedenle kovuşturma şartının bulunmadığı, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği, bu halde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu gözetilerek, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olduğu anlaşılmakla, Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.08.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2016 tarihli ve 2016/87180 Soruşturma, 2016/2228 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmayarak uymadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2017 tarihli ve 2016/87180 Soruşturma, 2017/9875 Esas, 2017/7468 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2017 tarihli ve 2017/183 Esas, 2017/421 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 17.07.2017 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın 27.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/210 Esas, 2022/89 Karar sayılı kararı ile hükmedilip 11.02.2022 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmü nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine, Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.06.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kararın istinaf talebinden feragat nedeniyle kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısı ve uyarı yazısı tebligatlarının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine çıkarılması ve çağrı yazısı tebliğinin 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde yer alan "ısrar" şartının gerçekleşmediği anlaşılmış ise de; Sanığın ihbara konu 27.06.2020 tarihli eylemini, incelemeye konu dosya kapsamında verilen 13.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5 yıllık denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. fıkrasının (b) ve (c) bendleri kapsamında ihlal sayılan eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5 maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, erteleme kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip incelemeye konu Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/169 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, 27.06.2020 tarihli eylem nedeniyle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/210 Esas, 2022/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu, dolayısıyla İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin söz konusu kararı hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.